
Müzikal Dansında 5-6-7-8 Ne Demek? Sayma Sistemi Anlatıldı
Koreografi çalışmasında hep '5, 6, 7, 8' diye sayılır. Bu sayım ne işe yarar, sekizlik sistem nasıl kurulur, ritim bilmeyen biri nasıl öğrenir?
Bir müzikal provasında koreograf el çırpar ve "beş, altı, yedi, sekiz" der. Herkes aynı anda hareket eder. İlk kez bu odaya giren biri için bu sayım bir tür gizli kod gibi durur. Oysa mekanizması basit: 5-6-7-8, müziğin içine girmeden önce herkesin aynı tempoyu aynı anda bedenine yüklemesi için kullanılan bir hazırlık sayımıdır. Bu yazı o sayımın ne olduğunu, sekizliklerle nasıl düşünüldüğünü ve ritim duygusu "yok" diye başlayan birinin bu sistemi nasıl öğrenebileceğini anlatıyor.
5-6-7-8 neden 1-2-3-4 değil
Dans müziğinin büyük kısmı dörtlük ölçülerle ilerler. Bir sekizlik, iki dörtlük ölçüdür: 1-2-3-4, 5-6-7-8. Hareketler çoğunlukla sekizliğin başında, yani "bir" sayısında başlar ve sekizin sonunda bir sonraki sekizliğe devredilir.
Hazırlık sayımı ise bir önceki sekizliğin ikinci yarısıdır. "5-6-7-8" der ve "bir" ile hareket başlar. Böylece herkes hem tempoyu duyar hem de başlama anını aynı bedensel sezgiyle paylaşır. 1-2-3-4 diye başlamak, gerçek başlangıcı bir ölçü geriye atar ve ilk hareketin hangi sayıya denk geldiğini bulandırır. Hazırlık sayımı bu yüzden hep ikinci yarıdan alınır.
Bu sayım müzikte "count-in" ile aynı işi görür. Orkestrada şef kolunu kaldırır, şarkıcı nefes alır. Dansçı ve şarkıcı farklı beden araçlarıyla aynı işi yapar: başlamadan önce tempoyu içeri alır.
Sekizliklerle düşünmek ne kazandırır
Bir koreografi, sayılara bölünmüş bir harita gibi çalışır. "Üçüncü sekizlikte sağa dönüş" demek, herkesin aynı noktada aynı hareketi yapmasının tek güvenilir yolu. Müzik duyularak öğrenilen bir şeydir; sayım ise onu kayıt altına alan notasyon.
Sayımın iki pratik işlevi var. İlki senkron: onlarca kişi aynı sahnede aynı anda hareket edecekse, "şarkının hissine göre" yapılan geçişler kopar. İkincisi düzeltme dili: koreograf "yedide geç kaldın" diyebilir ve bunun kesin bir anlamı vardır. Bu, Broadway müzikal dansı gibi hızlı, geniş ensemble koreografilerin aslında hesaplı bir mühendislik olduğunu da gösteriyor.
Sayılar çoğu zaman melodiyle birebir örtüşmez. Sekizlik, şarkının sözleriyle ya da melodik cümlesiyle başlamayabilir; "ve" (and) denen ara vuruşlar da araya girer: "bir ve iki ve üç". Bu "ve"ler ritmin alt bölünmesini taşır. İlk karşılaşmada kafa karıştıran kısım genellikle burasıdır.
"Ritmim yok" diyenler için
Ritim duygusu çoğu insanda zannedildiğinden daha çalışılabilir bir beceri. Bunu rakamla savunmak yerine mekanizmayı anlatayım: ritim, duyulan vuruşla beden hareketi arasındaki eşleşmenin tekrarla otomatikleşmesi. Eşleşme kuruluncaya kadar insan hareketi "düşünerek" yapar ve geç kalır. Tekrar arttıkça düşünme azalır ve beden öne geçer.
Pratikte işe yarayan birkaç yol:
- Önce yürü, sonra dans et. Müziği çalıp her vuruşta bir adım atmak, temel vuruşu bedene oturtur. Karmaşık hareket temel vuruş oturmadan kalıcı olmuyor.
- Sayıyı sesli söyle. Hareketle birlikte sayı söylemek, hareketi zamana bağlıyor. Sessizce yapılan hareket zamandan kayıyor.
- Yavaşlat. Hareketi yarı tempoda doğru yapmak, tam tempoda yanlış yapmaktan iyi öğretir. Hız en son eklenir.
- Parçala. Bir sekizliği ikiye böl, sonra birleştir. Uzun cümle, kısa cümlelerin bağlanmasıyla kurulur.
Jazz dance'in ritim yapısı bu sayım sistemine zemin hazırlar; müzikalde kullanılan dil buradan çıkar.
Şarkı söylerken sayım
Müzikalde dansı zor kılan, hareketin çoğu zaman şarkıyla aynı anda yapılması. Şarkıcı bir yandan sekizlikleri takip eder, bir yandan nefesi ve sözü yönetir. Bu yüzden iyi bir müzikal oyuncusu, sayımı bilinçli düşünmekten çıkarıp bedene yerleştirmiş kişidir; sayı artık sesli değil, içeriden gelir. Koro çalışması ve ensemble düzeni bu birikime dayanır. Ensemble oyuncusu olmanın görünmeyen işi yazısında bu örtük disiplini anlattım.
Oyunculuk açısından da bir bağlantı var. Sayım, karakterin hareketine ritmik bir iskelet verir; üstüne karakter giyilir. İskelet olmadan karakterin bedeni dağılır, iskelet fazla katı olursa karakter robotlaşır. Denge, müzikal oyunculuk çalışmasının merkezindeki soru.
Techne Lab'da nerede çalışılıyor
Techne Musical Lab programının Ocak-Mart bölümünde müzikal ritim ve Broadway dans temelleri çalışılıyor. Programın bütünü ve başvuru yapısı müzikal tiyatro kursu sayfasında; dans tarafına ayrı odaklanmak isteyenler için Broadway müzikali dans kursu yazısı var.
İlgili yazılar: Yetişkin olarak müzikale başlamak · Müzikal sesini bulmak · Müzikalde sahne korkusu ve ses
Sık sorulan sorular
5-6-7-8 neden sayılır, doğrudan 1'den başlanmaz mı? Hazırlık sayımı bir önceki sekizliğin ikinci yarısıdır. Böylece "bir" sayısı tam hareketin başladığı an olur ve herkes tempoyu hareket başlamadan duymuş olur. 1-2-3-4'ten başlamak başlangıç noktasını bir ölçü geriye çeker.
Ritim duygum yoksa müzikal dansı öğrenebilir miyim? Ritim, vuruşla hareketi eşleştirmenin tekrarla otomatikleşmesi; yani çalışılabilir. Önce temel vuruşu yürüyerek oturtmak, sayıyı sesli söylemek ve hareketi yavaş tempoda öğrenmek bu eşleşmeyi hızlandırıyor.
Sekizlik sistem her dans türünde geçerli mi? Hayır. Müzikal ve jazz dance koreografisi büyük ölçüde sekizliklerle yazılır, ama bazı türler farklı ölçü yapıları kullanır. Sistem bir araç; müziğin ölçüsü değişince sayım da değişir.
Şarkı söylerken sayıyı nasıl takip ederim? Önce dans ve şarkı ayrı çalışılır, sonra birleştirilir. Sayı bir süre sonra sesli değil içeriden gelir; bu noktaya tekrar ve yavaş tempoyla ulaşılır.
okumaktan yapmaya
BROADWAY MUSICAL DANCE
Jazz · Theatre Dance · Koreografi
İlgili yazılar
- İstanbul'da Müzikal Tiyatro Eğitimi Seçenekleriİstanbul'da müzikal tiyatro eğitimi: konservatuvar müzikal tiyatro bölümü, özel kurs, dönemlik atölye ve birebir şan. Dört yolun karşılaştırması.
- Müzikal Seçmelerine Nasıl Hazırlanılır? 16 Bar ve ÖtesiMüzikal seçme hazırlığı: 16 ve 32 bar geleneği ne demek, audition şarkısı nasıl seçilir, cut nasıl kesilir, dans call ve başvuru videosunda ne beklenir.
- Oyunculuğa Kaç Yaşında Başlanır? 30'undan Sonra Geç mi Kalınır?En çok gelen soru bu: 'Yaşım 34, geç mi kaldım?' Kısa cevap hayır. Uzun cevap, sorunun yanlış kurulduğu. Yaşın oyunculukta neyi değiştirip neyi değiştirmediğini, konservatuvar ile atölye farkını ve 20'lik oyuncunun 40'lıktan neyi eksik oynadığını anlatıyoruz.