İngilizce Konuşma Kulübünde Konuşacak Şey Bulamamak
Dil bildiğin halde kulüpte sustuysan sorun kelime dağarcığın olmayabilir. Konuşacak şey bulamamanın nedeni ve çıkış yolları.
Masaya oturursunuz. Herkes kibar, ortam rahat, konu bile belirlenmiş. Sıra size gelir ve kafanızdaki her şey silinir. Cümleyi kurmak değil, söyleyecek bir şey bulmak zorlar sizi.
Bu, İngilizce konuşma kulübüne giden birçok kişinin tarif ettiği an. Dil bilgisi sorunu gibi görünür ama genellikle değildir. Sorun, bir fikri o anda üretmenin ve onu yabancı bir dilde söylemenin aynı anda gerekmesi.
İki iş aynı anda
Anadilde konuşurken fikri üretmek ve dile dökmek iç içe, neredeyse otomatik yürür. Yabancı dilde bu iki iş ayrışır. Önce söyleyeceğinizi bulursunuz, sonra İngilizcesini kurarsınız, sonra da "doğru mu?" diye denetlersiniz. Üç adım, her biri biraz zaman alır. Sohbet ise o kadar beklemez.
Sonuç: bir şey söylemek istediğinizde konu çoktan değişmiş olur. Sessiz kalırsınız ve sessizlik, bir sonraki seferde daha da zorlaştırır.
Konuşacak şey bulamamanın üç tipik nedeni
Fikri çok büyük tutmak. Cümleyi etkileyici, doğru ve eksiksiz kurmaya çalışırsanız, söyleyecek şey kalmaz. Konuşma kulübünde işe yarayan cümleler çoğunlukla küçüktür: "I had the same thing last year" ya da "I'm not sure, but I think..." İlk cümlenin görevi konuşmaya girmektir, konuşmayı kazanmak değil.
Hazırlıksız girmek. Konu önceden belliyse, üç beş cümlelik bir cebiniz olması çok şey değiştirir. Ezberlemek için değil; ilk girişi kolaylaştırmak için. "Bu konuda kendi hayatımdan bir örnek ne olurdu?" sorusuna iki dakika ayırmak yeter.
Hata korkusu. Dil bilenlerde en yaygın neden bu. Hata yapma ihtimali, söylemeyi bastırır. Konuşma kulübünde herkes hata yapıyor; mesele, hatanın konuşmayı durdurmaması. Aksan kaygısı ve yabancı dilde utanma yazılarında bu duygunun nereden geldiğini daha ayrıntılı anlattık.
Pratik çıkış yolları
Bunlar sihirli formüller değil; denemeye değer araçlar.
İlk sırayı almak yerine ikinci ya da üçüncü sırayı alın. Birinin söylediğine tek cümleyle karşılık vermek, sıfırdan konu açmaktan çok daha kolaydır. "I agree, and..." ya da "I see it differently because..." yeter.
Soru sorun. Konuşacak şey bulamıyorsanız karşınızdakine bir şey sordurun. Soru sormak da konuşmaktır ve dinlerken İngilizce düşünme zamanı kazandırır.
Kısa kalın. Üç cümlede bitirin. Konuşma kulübünde uzun konuşan kişi ender; kısa ama düzenli konuşan, zamanla en rahat olan kişi olur.
Kendi hayatınızdan örnek verin. Fikir üretmek zordur, ama bir anınızı anlatmak çok daha kolaydır. Hafıza, fikirden daha az emek ister.
Hazır sorular arıyorsanız konuşma kulübü soruları ve İngilizce tartışma konuları sayfalarında kullanabileceğiniz listeler var.
Doğaçlama neden burada işe yarıyor?
Doğaçlama tiyatro, tam olarak bu sorunla çalışır: hazırlıksız bir anda bir şey söylemek ve sonucunu kabullenmek. "Evet ve" kuralı, önceki cümleye bir şey eklemeyi öğretir; mükemmel bir cümle aramak yerine konuşmayı taşımayı. Detayı doğaçlama ile İngilizce nasıl çalışılır yazısında bulabilirsiniz.
Burada kritik fark şu: konuşma kulübünde sohbet edersiniz, doğaçlamada bir durumun içinde olursunuz. Durumun içindeyken "ne söylesem" sorusu yerine "bu karakter şu an ne yapar" sorusunu sorarsınız. Odak kendinizden çıkar ve söylenecek şey bulmak kolaylaşır. İkisini karşılaştırmak isteyenler için konuşma kulübü mü, doğaçlama mı yazısı iyi bir referans.
Kulüp seçerken dikkat edilecek
Konuşacak şey bulamayan biri için formatın önemi büyük. Masa başı sohbet, size her an bir şey söyleme baskısı yükleyebilir. Yapılandırılmış sorular, küçük gruplar ve çeşitli aktiviteler bu yükü hafifletir. Ne aradığınızı bilmek için konuşma kulübü nasıl seçilir yazısına bakabilirsiniz. Kadıköy ve Beyoğlu'nda arayanlar için ilgili sayfalar: Kadıköy İngilizce konuşma kulübü ve Beyoğlu İngilizce konuşma kulübü.
Kulüpten sonra ne yapmalı?
Kulüpten çıktıktan sonra, söylemek isteyip söyleyemediğiniz iki cümleyi not edin. Bir sonraki buluşmaya onlarla girin. Bu küçük alışkanlık, "bir dahaki sefere ne söyleyeceğim" kaygısını somut bir hazırlığa çevirir ve ilerlemeyi görünür kılar.
İlgili yazılar: İngilizce konuşma kulübüne ilk kez gidiyorsanız · İngilizce konuşma kulübüne gittim, işe yaramadı
Sık sorulan sorular
İngilizcem iyi ama kulüpte susuyorum, normal mi? Evet, çok yaygın. Fikir üretmek ve onu yabancı dilde kurmak aynı anda gerektiğinde, dil bilen kişiler de duraksar. Bu bir bilgi eksikliği değil, bir eşzamanlılık yükü. Küçük cümlelerle konuşmaya girmek ve tekrarlayan pratikle bu yük azalır.
Konuşmadan önce hazırlanmak işe yarar mı? Evet, ama ezber olarak değil. Konu önceden biliniyorsa, kendi hayatınızdan iki üç örnek düşünmek ilk girişi kolaylaştırır. Hazırlığın amacı mükemmel cümle değil, söze başlama kolaylığı.
Hata yapmaktan çekiniyorum, ne yapmalıyım? Hatayı konuşmanın dışına itmeyin. Bir cümlede takılırsanız "let me say that again" deyip devam etmek yeterli. Kulüpteki herkes aynı süreçte; hata, konuşmayı durdurduğunda sorun olur.
Konuşma kulübü mü doğaçlama mı bana daha uygun? Sohbet etmeyi rahat buluyorsanız kulüp yeterli olabilir. Hazırlıksız anda bir şey söylemek sizi kilitliyorsa, doğaçlama bu kasları doğrudan çalıştırdığı için daha etkili olabilir. İkisi birbirini dışlamıyor.
okumaktan yapmaya
ENGLISH DRAMA LAB
Dil Öğretmiyoruz. Dili Deneyimliyoruz.
İlgili yazılar
- Veli Rehberi: İngilizce Drama Programında İlk Ay Ne Olur?Çocuğunuz İngilizce dramaya başlıyor. İlk dört haftada neyi görüp neyi görmeyeceğiniz, evde ne yapıp ne yapmayacağınız ve ilerlemeyi nasıl anlayacağınız.
- İngilizce Konuşma Kulübüne İlk Kez Gidiyorsanız: Ne Beklemeli?İlk konuşma kulübü oturumunda sessiz kalmak normal mi? Ne beklemeli, nasıl hazırlanmalı, ilk saatte hangi hatalar yapılmamalı.
- Yaratıcı Drama Teknikleri: Sahnede Gerçekten Kullanılan 9 YöntemDoğaçlama, rol değiştirme, donuk imge, sıcak sandalye... Yaratıcı drama teknikleri listesi çok; sahnede işleyeni az. Atölyede fiilen kullandığımız dokuz tekniği, ne işe yaradıklarıyla birlikte anlatıyoruz.