İçeriğe atla
TECHNE LAB
ücretsiz tanış
İngilizce Konuşma Kulübüne İlk Kez Gidiyorsanız: Ne Beklemeli?

İngilizce Konuşma Kulübüne İlk Kez Gidiyorsanız: Ne Beklemeli?

İlk konuşma kulübü oturumunda sessiz kalmak normal mi? Ne beklemeli, nasıl hazırlanmalı, ilk saatte hangi hatalar yapılmamalı.

İlk gün, kapıdan girmeden önceki beş dakika en zor kısımdır. İngilizcenizin yeterli olup olmadığını, ilk soruyu anlayıp anlamayacağınızı, kimsenin sizi yargılayıp yargılamayacağını düşünürsünüz. Bu kaygı neredeyse herkeste var ve çoğu zaman gerçek durumla pek ilgisi yok.

Bu yazı, İngilizce konuşma kulübüne ilk kez gidecek biri için: ne olacağını, neyin normal olduğunu ve ilk oturumu nasıl daha verimli geçirebileceğinizi anlatıyor.

İlk oturumda genellikle ne olur

Çoğu konuşma kulübü benzer bir akış izler. Bir tanışma turu yapılır: herkes adını söyler, bir iki cümle konuşur. Ardından moderatör bir konu ya da soru açar. Masa, soru etrafında dolaşır. Bazı kulüpler küçük gruplara ayrılır, bazıları tek masada devam eder.

Format kulüpten kulübe değişiyor ve bunu önceden bilmek mümkün değil. Bu yüzden ilk oturumun asıl işi, formatı anlamak. Hemen konuşmak zorunda değilsiniz; ama ilk yarım saat içinde en az bir kez söz almak, geri kalan akşamı dramatik biçimde kolaylaştırır. Bir kez konuştuktan sonra sessizlik baskısı düşer.

Sessiz kalmak normal mi

Evet. Birçok yeni gelen ilk oturumda dinler. Bunun kendisi sorun değil. Sorun, bu dinleme biçiminin tüm akşama yayılması.

Sessizliğin mekanizması basit: konuşmaya geç girildikçe eşik yükselir. İlk beş dakikada söylenebilecek basit bir cümle, yirminci dakikada "değecek kadar iyi bir şey olmalı" baskısına dönüşür. Bu yüzden ilk söz, mükemmel bir cümle olmak zorunda değil. "I agree with that" ya da "I had a similar experience" yeterli. Amaç iyi konuşmak değil, devreye girmek.

Konuşma kulübünün neden bazen işe yaramadığı ve nasıl yönetildiği üzerine daha ayrıntılı yazdık: konuşma kulübüne gittim, işe yaramadı yazısı bunun mekanizmasını anlatıyor.

İlk oturuma nasıl hazırlanılır

Hazırlık, ezber demek değil. Üç küçük şey işe yarıyor.

Kendinizi tanıtan iki cümleyi hazır tutun. Adınız, ne yaptığınız, neden geldiğiniz. İlk dakikanın kaygısını bu iki cümle büyük ölçüde alır, çünkü zorunlu ilk konuşmayı kolaylaştırır.

Bir konu fikri getirin. Konular tükenince sessizlik oluşur. Ne konuşulabileceğini önceden düşünmek, hem sizi hem grubu rahatlatır. Örnek sorular için konuşma kulübü soruları ve İngilizce tartışma konuları sayfalarına bakabilirsiniz.

Hata yapmaya hazır gelin. Birisi yanlış bir zaman kullanır, bir kelimeyi bulamaz, cümlesini yarıda bırakır. Konuşma kulübünün amacı doğru İngilizce değil, çalışan İngilizce. Hatayı düzeltmeye çalışmak çoğu zaman akışı keser. Bu konuda konuşma kulübü nasıl yönetilir yazısında moderatörün bakış açısını anlattık.

İlk saatte yapılan hatalar

Birincisi, cevap vermeden önce cümleyi Türkçe kurup çevirmek. Bu, konuşmayı yavaşlatır ve akışı kaçırtır. Kısa ve basit cümleyi doğrudan İngilizce kurmak daha hızlı ve daha doğal.

İkincisi, kendini sürekli özür dilemekle ifade etmek. "My English is bad" ile başlayan her cümle, dinleyenin odağını içeriğe değil hataya çeker. Grubun çoğu zaten aynı kaygıyı taşıyor.

Üçüncüsü, ilk oturumdan sonuç beklemek. Konuşma pratiği birikimli bir iş. İlk oturum bir giriş; asıl fayda tekrardan geliyor.

Doğru kulübü seçmek

Her kulüp herkese uymaz. Grup büyüklüğü, moderatörün rolü, konunun belirlenme şekli ve seviye dağılımı deneyimi belirliyor. İngilizce konuşma kulübü nasıl seçilir yazısında bunun ölçütlerini topladık. İstanbul'daki seçenekleri ise İngilizce konuşma kulübü İstanbul yazısında ele aldık. Yerel bakış için Kadıköy İngilizce konuşma kulübü ve Beyoğlu İngilizce konuşma kulübü sayfalarına bakabilirsiniz.

Bir de şunu söyleyelim: konuşma kulübünün sınırı, çoğu zaman sohbetle sınırlı kalmasıdır. Bedenle, rolle, doğaçlamayla yapılan çalışma farklı bir yerden çalışıyor. İkisi arasındaki farkı konuşma kulübü mü doğaçlama mı yazısında anlattık.

İlk oturumdan sonra

Oturum bittiğinde kısa bir not alın: hangi kelimede takıldınız, hangi konu sizi rahatlattı, kimle konuşmak kolaydı. Bu üç satır, ikinci gidişte neye hazırlanacağınızı söyler. Ardından bir sonraki oturumda söz almak için kendinize küçük bir hedef koyun; örneğin ilk on dakikada bir kez konuşmak. Küçük ve ölçülebilir hedef, genel bir "daha iyi konuşayım" niyetinden çok daha işe yarar.

İlgili yazılar: Anlıyorum ama konuşamıyorum · Sessiz kalmak çoğu zaman formatın sonucu

Sık sorulan sorular

İlk oturumda konuşmak zorunda mıyım? Hayır, zorunlu değil. Ama ilk yarım saat içinde kısa da olsa bir kez söz almak, akşamın geri kalanını belirgin biçimde kolaylaştırır. Mükemmel cümle gerekmiyor; kısa bir tepki yeterli.

Seviyem yetersizse ne olur? Konuşma kulüplerinde seviye farkı sık görülür. Önemli olan, kendini ifade edebilmek; bunu yaparken yanlış cümle kurmak sorun değil. Kulübün seviye beklentisini önceden sormak yine de iyi bir fikir.

Konuşma kulübünden ne kadar sürede fayda görülür? Bunu tek bir sayıyla söylemek mümkün değil; düzenli katılım ve konuşma miktarı belirleyici. Tek bir oturum bir giriş sayılır, fayda tekrardan birikir.

Kulüpte hatalarım düzeltilir mi? Kulübün yapısına bağlı. Bazı moderatörler akışı kesmemek için hata düzeltmez, bazıları oturum sonunda genel notlar verir. Katılmadan önce sormak yararlı.

ingilizce konuşma kulübükonuşma kulübüne ilk gidişspeaking clubingilizce konuşma pratiğikadıköy ingilizce konuşma kulübü

okumaktan yapmaya

ENGLISH DRAMA LAB

Dil Öğretmiyoruz. Dili Deneyimliyoruz.

3 Ekim’de başladı · katılım açık · 15:00Esnek · 1, 4 ya da 8 katılımPera & Kadıköy
programı incele →
İngilizce Drama · devamı

İlgili yazılar