İçeriğe atla
TECHNE LAB
ücretsiz tanış
İngilizcede Başka Biri Gibi Hissetmek Normal mi?

İngilizcede Başka Biri Gibi Hissetmek Normal mi?

İngilizce konuşurken daha sönük ya da başka biri gibi mi hissediyorsunuz? Araştırmalar bu hissin yaygın olduğunu ve seviyeyle ilgisi olmadığını söylüyor.

Evet, normal. Çok dillilerle yapılan araştırmalar, dil değiştirince "farklı hissetmenin" yaygın bir deneyim olduğunu gösteriyor. Daha önemlisi, 1.005 kişilik bir çalışmada bu his dil yeterliğiyle değil, o dilde konuşurken duyulan kaygıyla ilişkili çıktı (Dewaele, 2016). Yani İngilizcede kendinizi "daha az siz" hissetmeniz, İngilizcenizin zayıf olduğu anlamına gelmeyebilir.

Tanıdık bir his

Türkçede esprili, hızlı, nüanslı birisiniz. İngilizcede daha ciddi, daha düz, belki biraz sıkıcı. Toplantıda söylemek istediğinizin yarısını söylüyor, şaka yapmaktan vazgeçiyor, itiraz etmek yerine başınızı sallıyorsunuz. Sonra kendinize "İngilizcem yetmiyor" diyorsunuz.

Bu açıklama bazen doğru. Ama araştırmalar tek açıklamanın bu olmadığını söylüyor.

İlginç olan, bu hissi yalnız başlangıç seviyesindekilerin anlatmaması. Yıllardır İngilizce çalışan, iş hayatını bu dilde sürdüren, sınavlarda yüksek puan almış insanlar da aynı cümleyi kuruyor: "İngilizcede ben değilim sanki." Seviye arttıkça kaybolan bir şey olsaydı, bu kadar farklı insanda bu kadar benzer biçimde görülmezdi.

Seviye değil, kaygı

Birkbeck, University of London'dan dilbilimci Jean-Marc Dewaele, 1.005 çok dilliye dil değiştirince kendilerini farklı hissedip hissetmediklerini sordu (International Journal of Multilingualism, 2016). Sonuç beklenmedikti: Farklı hissetme duygusu, dili hangi yaşta edindikleriyle, o dildeki yeterlikleriyle ya da dili ne sıklıkla kullandıklarıyla ilişkili değildi. İlişkili olanlar eğitim düzeyi, yaş ve o dilde iş arkadaşlarıyla ya da telefonda konuşurken duyulan kaygıydı.

Bunun bir sonucu var: İngilizceniz ilerledikçe bu hissin kendiliğinden kaybolacağını varsaymak doğru olmayabilir. Aynı alandaki başka çalışmaları aktaran bir derleme de yabancı dilde kopukluk ve yapaylık hissinin yüksek yeterlikte bile sürebildiğini belirtiyor (Language Acts and Worldmaking projesi).

Bir uyarı: Dewaele öznel bir his ölçtü. "Yabancı dilde başka bir kişiliğe bürünürsünüz" diye bir sonuç yok. Kişiliğiniz değişmiyor; kendinizi ifade etme imkânınız, en azından o an, daralmış gibi geliyor.

Duygusal mesafe: hem rahatlık hem yük

Yabancı dilin duygusal olarak "daha uzak" olduğuna dair ayrı bir araştırma hattı daha var. Keysar ve arkadaşları katılımcılara bahis ve karar görevleri verdi. Bir bahis görevinde katılımcılar ana dillerinde bahislerin yüzde 54'ünü, yabancı dilde yüzde 71'ini kabul etti; ABD, Kore ve Fransa'da yapılan deneylerde çerçeveleme etkisi denen karar yanlılığı yabancı dilde ortadan kalktı (Keysar, Hayakawa & An, 2012, Psychological Science). Yazarlar bunu yabancı dilin daha az duygusal yankı uyandırmasına bağlıyor.

Bu bir karar verme çalışması, konuşma kaygısı çalışması değil. Ama "İngilizcede daha mesafeliyim" hissine bir açıklama önerisi sunuyor: Kelimeler aynı şeyi söylüyor, ama içinizde aynı ağırlıkla yankılanmıyor.

İşin ilginç tarafı, bu mesafenin rahatlık anlamına gelmemesi. Ana dil ile yabancı dil arasındaki duygusal farkları derleyen Caldwell-Harris (2015, Current Directions in Psychological Science), yabancı dilde duygusal işlemlemenin daha zayıf olabileceğini aktarıyor; ama bir çalışmada yabancı dilde verilen ifadelere bedenin stres tepkisinin, ifadenin duygusal içeriğinden bağımsız olarak genel olarak yüksek kaldığını da not ediyor. Yazar bunu genel bir stres tepkisi olarak yorumluyor.

Yani İngilizce konuşurken iki şey aynı anda olabiliyor: Sözler size daha az dokunuyor, ama konuşma durumunun kendisi daha çok yoruyor. "Yabancı dilde daha az kaygılanırız" diye bir sonuç buradan çıkmıyor.

Bu his ne zaman sorun olur

His kendi başına sorun değil. Sorun, onun yorumu: "Bu ben değilim, demek ki konuşmamalıyım." Dewaele'nin bulgusuna göre his kaygıyla bağlantılı; kaygı da çoğu zaman konuşmaktan kaçındıkça sürüyor. Aksan konusunda da benzer bir döngü var; onu İngilizce aksan kaygısı yazısında anlattık. Anlamakla konuşmak arasındaki boşluğu ise İngilizce anlıyorum ama konuşamıyorum yazısında ele aldık.

Ne yapılabilir

  • Hissi adlandırın, seviye hükmü gibi okumayın. "Kendim gibi hissetmiyorum" ile "İngilizcem kötü" iki ayrı cümle.
  • İngilizcedeki sesinizi bilinçli kurun. Türkçede sizi tarif eden üç özelliği seçin: esprili, meraklı, doğrudan gibi. Sonra İngilizcede bunları taşıyan birkaç ifadeyi çalışın. İroni için, itiraz için, merak için birkaç hazır kalıp, "düz" hissini azaltabilir.
  • Onarma cümlelerini otomatikleştirin. "Let me put it another way", "What I mean is...", "That came out wrong." Anlatamadığınız an, anlatmayı bıraktığınız an olmak zorunda değil.
  • Düşük riskli ortamlarda deneyin. Esprili versiyonunuzu ilk kez önemli bir toplantıda denemek zorunda değilsiniz.
  • Kaygıya da bakın, yalnız kelimeye değil. Dewaele'nin bulgusu ciddiye alınırsa, bu hissi azaltmanın yolu yalnız yeni kelime öğrenmek değil; İngilizce konuşmanın sizi gerdiği durumlara (telefon, toplantı, tanımadığınız biri) daha sık ve daha güvenli koşullarda girmek. Kaygı, kaçınıldıkça büyüyen bir şey.

Drama mesafeyi bir araç olarak kullanır

Drama bu mesafeyi bir sorun olarak değil, bir araç olarak ele alır. Sahnede "ben" değil bir karakter konuşur. Bir garsonu, bir dedektifi, sinirli bir komşuyu oynarken ağzınızdan çıkan cümlenin sahibi tam olarak siz değilsiniz. İngilizcede hâlihazırda biraz "başkası" gibi hissediyorsanız, rol bu hissi gizlemek yerine kullanmanıza izin verir. Karakterin arkasında denediğiniz ses tonu, öfke, espri, sonra kendi konuşmanıza taşınabilecek bir dağarcık olabilir.

Bunu dramanın kendi pedagojik gerekçesi olarak söylüyoruz, deneysel bir bulgu olarak değil. Kanıt tarafı mütevazı: Dört aylık karşılaştırmalı bir çalışmada hem drama temelli hem geleneksel İngilizce programında dil kaygısı düştü; drama grubundaki düşüş biraz daha fazlaydı (Galante, 2018, RELC Journal).

English Drama Lab, İngilizcesi B1 ve üstü yetişkinler için haftalık bir İngilizce drama atölyesi: Pera'da Cumartesi 15:00, Kadıköy'de Pazartesi 20:00, en fazla 12 kişi, esnek katılım. Bu hisle çalışma biçimimizi İngilizce konuşma özgüveni atölyesi sayfasında anlattık. İngilizceye daha yeni başladıysanız A1+ English Drama Lab, yeni başlayan yetişkinler için 12 haftalık bir program.

İlgili yazılar: İngilizce konuşma özgüveni: bilgiyle değil deneyimle · İngilizce dramada hata yapmak · İngilizce sunumda heyecan

Sık sorulan sorular

İngilizce konuşurken başka biri gibi hissetmek normal mi? Evet. Çok dillilerle yapılan araştırmalar dil değiştirince farklı hissetmenin yaygın olduğunu gösteriyor. 1.005 kişilik bir çalışmada bu his yeterlikle değil, o dilde konuşma kaygısıyla ilişkiliydi (Dewaele, 2016).

Yabancı dilde kişilik değişir mi? Bunu gösteren bir kanıt yok. Araştırmalar kişiliği değil, öznel "farklı hissetme" deneyimini ölçüyor. Değişen, kendinizi ifade etme imkânınızın o anki genişliği ve dilin size ne kadar duygusal yankı uyandırdığı.

İngilizcem ilerledikçe bu his geçer mi? Kendiliğinden geçeceği kesin değil. Dewaele'nin çalışmasında farklı hissetme duygusu yeterlikle ya da kullanım sıklığıyla ilişkili değildi; konuşma kaygısıyla ilişkiliydi. Kaygıyla çalışmak, kelime öğrenmek kadar önemli olabilir.

Yabancı dilde konuşmak daha mı az kaygı verir? Hayır, bu yönde bir sonuç yok. Yabancı dil duygusal olarak daha mesafeli olabilir (Keysar ve ark., 2012), ama bir derlemede aktarılan bulgulara göre yabancı dilde konuşurken bedenin genel stres tepkisi daha yüksek kalabiliyor (Caldwell-Harris, 2015).


Kaynaklar: Dewaele (2016), International Journal of Multilingualism, DOI · Language Acts and Worldmaking, Challenges of communicating emotions in a foreign language · Keysar, Hayakawa & An (2012), Psychological Science, DOI · Caldwell-Harris (2015), Current Directions in Psychological Science, DOI · Galante (2018), RELC Journal, DOI

ingilizce konuşurken farklı hissetmekyabancı dilde kendini ifade edememekingilizcede kendim gibi değilimyabancı dilde kişilik değişir miforeign language effectingilizce konuşurken sönük hissetmek

okumaktan yapmaya

ENGLISH DRAMA LAB

Dil Öğretmiyoruz. Dili Deneyimliyoruz.

3 Ekim’de başladı · katılım açık · 15:00Esnek · 1, 4 ya da 8 katılımPera & Kadıköy
programı incele →
İngilizce Drama · devamı

İlgili yazılar