İçeriğe atla
TECHNE LAB
ücretsiz tanış
İngilizce Konuşma Özgüveni: Bilgiyle Değil Deneyimle

İngilizce Konuşma Özgüveni: Bilgiyle Değil Deneyimle

İngilizce konuşma özgüveni yeni kelimelerle değil, gerçekten konuşulan anlarla kurulur. Bandura'nın öz-yeterlik kuramı ve uygulanabilir bir yol haritası.

İngilizce konuşma özgüveni, daha çok gramer ya da kelime öğrenerek değil, gerçekten İngilizce konuşulan ve derdini anlatabildiğin anlar biriktirerek kazanılır. Psikolog Albert Bandura'nın öz-yeterlik kuramına göre bir işi yapabileceğimize olan inancın en güçlü kaynağı, o işi bizzat yapmış olmaktır. Bu yüzden "biraz daha hazırlanayım, sonra konuşurum" stratejisi çoğu zaman tersine işler.

"Biliyorum ama konuşamıyorum" bir bilgi sorunu değil

İngilizce konuşma pratiği arayanların büyük kısmı aynı cümleyi kurar: Okuyorum, anlıyorum, dizi izliyorum; ama konuşmam gerektiğinde kilitleniyorum. Bunun mekanizmasını İngilizce konuşma korkusu yazısında anlattık. Burada başka bir soruya bakıyoruz: Bu durumdan nasıl çıkılır?

İlk adım sorunun adını doğru koymak. Eksik olan çoğu zaman bilgi değil, "bunu yapabilirim" inancı. Ve bu inanç bilgiden farklı bir yoldan beslenir.

Bunu fark etmek önemli, çünkü yanlış teşhis yanlış tedaviye götürür. Sorunu bilgi eksikliği sanan biri bir kitap daha alır, bir uygulama daha indirir, bir kur daha yazılır. Bilgisi artar; konuşma anında yaşadığı kilitlenme ise olduğu gibi kalır. Sonra "demek ki bende dil yeteneği yok" diye düşünür. Oysa çalıştırılmayan bir beceri, yetenek eksikliği değildir.

Bandura'nın dört kaynağı

Bandura, 1977'de Psychological Review'da yayımlanan makalesinde, bir işi yapabileceğimize dair beklentinin dört kaynaktan beslendiğini öne sürdü:

  1. Performans başarıları: İşi bizzat yapmış ve becermiş olmak.
  2. Dolaylı deneyim: Başkasının yaptığını görmek.
  3. Sözel ikna: Birinin "yapabilirsin" demesi.
  4. Fizyolojik durum: Bedenin o anki hali: kalp atışı, titreme, nefes.

Bandura'ya göre deneyime dayanan kaynak ne kadar güvenilirse öz-yeterlikteki değişim o kadar büyük. Makaledeki örnekte yılan fobisi olan kişiler için işi kendileri yapmak, terapisti yaparken izlemekten daha etkiliydi.

Bunu İngilizceye çevirelim. Bu kısım kuramın bizim yorumumuz:

  • Motivasyon videosu izlemek ya da "kendine güven" yazıları okumak sözel iknadır. En zayıf kaynak.
  • Akıcı konuşan birini izlemek dolaylı deneyimdir. İşe yarar ama sınırlıdır; bazen "ben asla öyle olamam" duygusunu bile besler.
  • Gerçek bir konuşmada derdini anlatabilmek performans başarısıdır. En güçlü kaynak.

Gramer bilgisi artar. Ama "yapabilirim" duygusu ancak gerçekten konuşulan anlardan beslenir.

Kaygı ve başarı birbirini besler

Yabancı dil kaygısı ile dil başarısı arasındaki ilişkiyi 19 binden fazla katılımcıyla inceleyen bir meta-analiz, orta düzeyde negatif bir ilişki buldu (r = −.36; Teimouri, Goetze & Plonsky, 2019, Studies in Second Language Acquisition). İlişkinin yönü tek başına bu veriden çıkmaz: Kaygı yüksekken bildiğinizi gösteremezsiniz; gösteremedikçe kaygı artar.

Pratik anlamı şu: Kaygının tamamen geçmesini bekleyip sonra konuşmaya başlamak bir kısır döngü. Konuşmak, kaygı hâlâ oradayken başlar.

Uygulanabilir bir yol

1. Küçük ama gerçek başarılar biriktirin. Kafede siparişi İngilizce vermek, bir turiste yol tarif etmek, bir toplantıda tek bir soru sormak. Ölçü büyüklük değil, gerçek olması. Bir hafta boyunca bunları not edin; özgüven, biriken kanıtla kurulur.

2. Sabit bir sıraya takılmayın, çeşitlendirin. Klasik öneri kolaydan zora sıralı bir liste yapmaktır. Kaygı araştırmalarında güncel bir model ise sabit bir sıralamadan çok deneyimleri çeşitlendirmenin (farklı kişi, farklı ortam, farklı süre) öğrenmeyi derinleştirdiğini öne sürüyor (Craske ve ark., 2014, Behaviour Research and Therapy). Bu model klinik maruz bırakma üzerine; mantığını gündelik pratiğe taşımak bizim önerimiz.

3. Güvenlik davranışlarınızı fark edin. Aynı modele göre bazı davranışlar kaygıyı o an azaltır ama uzun vadede sürdürür. İngilizce konuşurken sık görülenler: her cümleyi kafada önce Türkçe kurmak, söze "sorry, my English is not good" diye başlamak, tek kelimelik cevaplarla geçiştirmek, konuşmayı hep aynı güvenli konulara çekmek. Hepsini birden bırakmanız gerekmiyor. Birini seçin ve bir hafta onsuz deneyin.

4. Hatayı veri olarak görün. Konuşmanın ortasında yanlış bir zaman kullanmak, karşınızdakinin sizi anlamasını çoğu zaman engellemez. Hatanın drama çalışmasında nasıl ele alındığını İngilizce dramada hata yapmak yazısında anlattık.

5. Bedeni hesaba katın. Bandura'nın dördüncü kaynağı fizyolojik durum. Titreyen ses, hızlanan kalp kolayca "yapamıyorum" diye okunur. Ayakta, nefesi düzenleyerek, sesi kullanarak konuşmak bu okumayı değiştirebilir. Bu da bir yorum, bir garanti değil.

Drama burada ne yapar, ne yapmaz

Dürüst olalım: Dramanın yetişkinlerde İngilizce konuşma öz-yeterliğini artırdığını doğrudan ölçen bir çalışmayı bu yazı için doğrulayamadık. Var olan kanıt dolaylı ve mütevazı.

Brezilyalı ergenlerle yapılan dört aylık karşılaştırmalı bir çalışmada hem drama temelli hem geleneksel İngilizce programında dil kaygısı düştü; drama grubundaki düşüş biraz daha fazlaydı (Galante, 2018, RELC Journal). Fark büyük değildi. Rastgele atamalı laboratuvar deneylerinde kısa bir doğaçlama oturumu, yetişkin katılımcıların belirsizliğe karşı rahatlığını ve olumlu duygularını senaryolu bir etkinliğe göre daha çok artırdı (Felsman, Gunawardena & Seifert, 2020, Thinking Skills and Creativity). Bu çalışma kaygıyı ölçmedi.

Dramanın asıl önerisi, Bandura'nın çerçevesine uyan bir tasarım: Atölyede kimse yalnızca izleyerek oturmaz; herkes sahneye çıkar ve İngilizce bir şey yapar (performans başarısı). Grubu izler (dolaylı deneyim). "Evet, ve" kuralı karşılıklı desteği bir oyun kuralına dönüştürür (sözel ikna). Bu bir kanıt değil; öz-yeterliğin en güçlü kaynağını hedefleyen bir düzen.

Nereden başlamalı

İngilizceniz sohbet edecek düzeydeyse (B1 ve üstü), English Drama Lab haftalık ve esnek katılımlı bir yetişkin atölyesi: Pera'da Cumartesi 15:00, Kadıköy'de Pazartesi 20:00, en fazla 12 kişi. Özgüven odaklı yaklaşımımızı İngilizce konuşma özgüveni atölyesi sayfasında anlattık.

A2 civarındaysanız A2 İngilizce konuşma pratiği sayfası B1'e köprü arayanlar için. Orada da söylediğimiz gibi: Dili kurs öğretir, sahne kullandırır; ikisi yan yana durur. İngilizceye yeni başladıysanız A1+ English Drama Lab, 12 hafta, haftada 2 saatlik bir başlangıç programı. Hedef seviye atlamak değil, konuşmaya başlamak.

İlgili yazılar: İngilizcede başka biri gibi hissetmek normal mi? · İngilizce anlıyorum ama konuşamıyorum

Sık sorulan sorular

İngilizce konuşma özgüveni nasıl kazanılır? Gerçekten İngilizce konuşulan ve derdinizi anlatabildiğiniz anlar biriktirerek. Bandura'nın kuramına göre öz-yeterliğin en güçlü kaynağı işi bizzat yapmış olmaktır; izlemek ya da cesaretlendirilmek daha zayıf kaynaklardır. Küçük ama gerçek konuşmalar, farklı ortamlar ve güvenlik davranışlarını tek tek bırakmak iyi bir başlangıç.

İngilizce biliyorum ama konuşamıyorum, neden? Çoğu zaman eksik olan bilgi değil, konuşma deneyimi ve "yapabilirim" inancı. Dil kaygısı ile dil başarısı birbirini besleyen bir döngü içinde (Teimouri ve ark., 2019): Kaygı yüksekken bildiğinizi gösteremezsiniz, gösteremedikçe kaygı artar.

Önce gramerimi mi düzeltmeliyim, sonra mı konuşmalıyım? İkisi aynı anda yürür. Gramer çalışması gerekli; ama kaygının geçmesini ya da gramerin "hazır" olmasını beklemek konuşmayı sonsuza kadar erteleyebilir. Seviyeniz başlangıçsa yapılandırılmış bir kurs ile konuşma pratiğini yan yana yürütmek daha sağlam bir yol.

Drama atölyesi özgüveni kesin artırır mı? Kesin diyemeyiz. Drama ile dil kaygısındaki düşüş arasında ilişki bulan çalışmalar var ama fark geleneksel programlara göre küçük (Galante, 2018) ve yetişkinlerde öz-yeterliği doğrudan ölçen bir çalışma doğrulayamadık. Dramanın sunduğu, her hafta gerçekten İngilizce konuşulan anlar.


Kaynaklar: Bandura (1977), Psychological Review, Stanford · Teimouri, Goetze & Plonsky (2019), Studies in Second Language Acquisition, DOI · Craske, Treanor, Conway, Zbozinek & Vervliet (2014), Behaviour Research and Therapy, DOI · Galante (2018), RELC Journal, DOI · Felsman, Gunawardena & Seifert (2020), Thinking Skills and Creativity, University of Michigan haberi

ingilizce konuşma özgüveniingilizce konuşma özgüveni nasıl kazanılıröz güvenle ingilizce konuşmakingilizce konuşma cesaretiingilizce konuşurken heyecanlanıyorumingilizce biliyorum ama konuşamıyorum

okumaktan yapmaya

ENGLISH DRAMA LAB

Dil Öğretmiyoruz. Dili Deneyimliyoruz.

3 Ekim’de başladı · katılım açık · 15:00Esnek · 1, 4 ya da 8 katılımPera & Kadıköy
programı incele →
İngilizce Drama · devamı

İlgili yazılar