İçeriğe atla
TECHNE LAB
İngilizce Yaratıcı Drama: Yöntem, Teknikler ve Dil Öğrenimindeki Kuramsal Temeli

İngilizce Yaratıcı Drama: Yöntem, Teknikler ve Dil Öğrenimindeki Kuramsal Temeli

İngilizce yaratıcı drama bir etkinlik değil, bir yöntem. Drama dil edinimini neden destekler, süreç draması nedir, hangi teknik hangi dil işlevini çalıştırır, Türkiye'deki araştırmalar ne buldu ve yöntem ne zaman işlemez? Kaynaklarıyla.

"İngilizce yaratıcı drama" diye aradığınızda iki tür sayfa çıkar. Bir yanda kurs sayfaları: kısa, iddialı, kaynaksız. Öbür yanda akademik PDF'ler: kaynaklı ama okuması zor. Arada, yöntemin nasıl işlediğini anlatan bir Türkçe metin yok gibi.

Bu yazı o boşluğu doldurmaya çalışıyor. "Atölye nedir, kimler katılabilir" sorusunu başka bir yazıda cevapladık. Burada sorumuz başka: yaratıcı drama bir dili öğrenmeye neden yardım eder, bunu hangi kuramlar açıklar, hangi teknik hangi dil işlevini çalıştırır ve yöntem ne zaman işe yaramaz?

Yaratıcı drama bir etkinlik değil, bir yöntem

Önce bir ayrım. Bir İngilizce sınıfında arada bir oynanan rol oyunu ile yaratıcı drama aynı şey değildir.

Rol oyunu çoğu zaman tek bir kalıbı çalıştırmak için kurulur: "Restoranda sipariş verin." Kartlar dağıtılır, replikler bellidir, iş bitince herkes yerine oturur. Yararlıdır, ama sınırlıdır.

Yaratıcı drama ise bir süreçtir. Türkiye'de alanın temel metinlerinden birinde Ömer Adıgüzel yaratıcı dramayı, bir grubun, üyelerinin yaşantılarından yola çıkarak, doğaçlama ve rol oynama gibi tekniklerle bir konuyu canlandırması olarak tanımlar. Çalışma ısınmayla başlar, canlandırmayla derinleşir, değerlendirmeyle biter. Bu çerçeve İngilizce çalışıldığında da aynı kalır. Değişen şey, canlandırmanın dili.

Dört kavram, dört farklı şey

Alan yazınında birbirine karıştırılan dört kavram var:

  • Rol oynama (role-play): Belirli bir durumda belirli bir rolü üstlenmek. Genellikle kısa, hedefi dar.
  • Simülasyon: Gerçek hayattaki bir durumu (bir toplantı, bir iş görüşmesi) kurallarıyla birlikte modellemek. Katılımcı çoğu zaman kendisi olarak kalır.
  • Yaratıcı drama: Isınma, canlandırma ve değerlendirme evreleriyle ilerleyen, grup sürecine dayalı yöntem.
  • Süreç draması (process drama): Öğretmen ve katılımcıların birlikte kurduğu, genellikle uzun soluklu ve rol içinde-rol dışında gidip gelen bir dramatik dünya. Aşağıda ayrıca anlatacağız.

Bir de oyun sahneleme var: hazır bir metni ezberleyip seyirciye oynamak. Bu, dil öğrenimi için değerli olabilir, ama yöntem olarak yaratıcı dramadan farklıdır. Yaratıcı dramada seyirci için ürün hazırlanmaz.

Yöntemin dil sınıfına girişi

Dramanın dil öğretimine sistemli bir yöntem olarak girmesinde iki kitap sık anılır.

Alan Maley ve Alan Duff'ın Drama Techniques in Language Learning kitabı ilk kez 1978'de, ikinci baskısı 1982'de Cambridge University Press'ten çıktı. 2005'teki üçüncü baskı Drama Techniques adını aldı. Yayıncının tanımıyla kitap, dil öğretmenleri için hazırlanmış bir iletişim etkinlikleri kaynak kitabıdır. Yani amacı, dramayı yalnızca tiyatro sınıflarının aracı olmaktan çıkarıp dil sınıfının gündelik aracına çevirmekti.

Shin-Mei Kao ve Cecily O'Neill'ın 1998'de Ablex'ten çıkan Words into Worlds: Learning a Second Language through Process Drama kitabı ise bir adım daha ileri gitti: süreç dramasını, yani Dorothy Heathcote geleneğinden gelen uzun soluklu dramatik çalışmayı, ikinci dil öğreniminin merkezine koydu.

Bu iki çizgi bugün hâlâ iki ayrı yaklaşım gibi okunabilir: biri kısa, hedefli drama teknikleri; diğeri uzun, birlikte kurulan dramatik dünyalar. İyi bir İngilizce drama çalışması çoğu zaman ikisini birlikte kullanır.

Drama dil edinimini neden destekler?

Rakamla değil, mekanizmayla anlatalım. Dört kuramsal dayanak var.

1. Duyuşsal süzgeç: kaygı ne yapar?

Stephen Krashen, 1982'de yayımlanan Principles and Practice in Second Language Acquisition kitabında "duyuşsal süzgeç" (affective filter) hipotezini anlatır. Krashen üç değişken grubundan söz eder: motivasyon, özgüven ve kaygı. Kaygı hakkında şöyle der: düşük kaygı, ister kişisel ister sınıf kaygısı olarak ölçülsün, ikinci dil edinimine elverişli görünmektedir. Uygun tutumu olmayanların "yüksek ya da güçlü" bir süzgece, uygun tutumu olanların "daha düşük ya da zayıf" bir süzgece sahip olacağını yazar.

Basitçe: kaygılı bir zihin, duyduğu dili içeri almakta zorlanır.

Drama bu süzgece iki yoldan dokunur. Birincisi, ısınma evresi bilerek kaygıyı düşürmek için kuruludur; herkes aynı anda, kimse tek başına izlenmeden çalışır. İkincisi, rol bir koruma sağlar. "Ben" bir hata yaptığımda utanırım; "karakterim" bir hata yaptığında oyun devam eder. Yetişkin öğrenenlerde bu koruma özellikle güçlüdür. Aksan kaygısı üzerine yazdığımız yazıda bu utancın nasıl çalıştığını ayrıca anlattık.

2. Konuşarak öğrenmek: çıktı hipotezi

Merrill Swain, 1985'te yayımlanan "Communicative competence: Some roles of comprehensible input and comprehensible output in its development" başlıklı çalışmasıyla bir şeyin altını çizdi: anlaşılır girdi gereklidir, ama yeterli değildir. Öğrenen dili üretmek zorunda kaldığında, yani konuşmaya ya da yazmaya çalıştığında, bilgisindeki boşluğu fark eder.

Swain ve Lapkin'in 1995 tarihli çalışmasıyla birlikte anılan bu çerçevede çıktının üç işlevi sayılır: fark etme (söylemek istediğim ile söyleyebildiğim arasındaki farkı görmek), hipotez sınama (bir yapıyı deneyip tepkiye bakmak) ve üstdilsel düşünme (dil üzerine düşünmek).

Drama tam olarak çıktı üretmeye zorlayan bir ortamdır. Sahnede bir karakter bir şey istiyorsa, onu söylemek zorundadır. Kalıp ezberlemek yetmez; durum her seferinde biraz farklıdır.

3. Anlam müzakeresi: deneyim ve yansıtma

Erika Piazzoli, Scenario dergisinde 2012'de yayımlanan yazısında süreç dramasını dil öğretiminde giderek ivme kazanan deneyimsel bir yaklaşım olarak anlatır ve şunu ekler: doğaçlamaya dayalı bir dramatik biçim olarak süreç draması, deneyim ve yansıtma süreci içinden anlam müzakeresini teşvik eder.

Anlam müzakeresi (negotiation of meaning), iki kişinin birbirini anlamak için dili ayarlaması demektir: tekrar sormak, başka kelimeyle söylemek, örnek vermek. Gerçek iletişimin ta kendisi. Kitap diyaloglarında bu müzakere yoktur; her şey ilk seferde anlaşılır. Dramada ise karakterler birbirini yanlış anlar, sorar, açıklar. Dil gerçek bir boşluğu kapatmak için kullanılır.

4. Beden, jest ve sözsüz anlatım

Dil bilgisi kısıtlı olduğunda iletişim durmaz; beden devreye girer. Jun Liu, 2002'de yayımlanan "Process Drama in Second- and Foreign-Language Classrooms" başlıklı bölümünde süreç dramasının tekniklerini sayarken beden dilini de bunlar arasında anar.

Bunun pratik anlamı şu: başlangıç seviyesindeki biri, bilmediği kelimeyi bedeniyle telafi ederek sahnede kalabilir. Kalabildiği sürece dili duymaya ve denemeye devam eder. Yalnızca konuşmaya dayalı bir sınıfta ise kelime bulamayan kişi sessizleşir ve çıkar.

Süreç draması: Heathcote geleneğinden yabancı dil sınıfına

Süreç draması, İngiliz drama eğitimcisi Dorothy Heathcote'un çalışmalarından ve onu izleyen Gavin Bolton, Cecily O'Neill gibi isimlerden gelen bir gelenektir. Liu'nun tanımıyla süreç draması, öğretmen ve öğrencilerin birlikte çalışarak yarattığı dramatik bir dünyanın geliştirilmesiyle ilgilenir. Liu, Heathcote'tan şu cümleyi aktarır: öğretmenliğin becerisi, zamanı sorgulamaya yetecek kadar yavaşlatabilmektir.

Bu cümle yabancı dil sınıfı için çok şey söyler. Dil öğrenmek hız istemez; yavaşlık ister. Bir anı durdurup üzerine düşünmek, aynı durumu bir kez daha, bu kez başka kelimelerle denemek.

Süreç dramasının dört temel aracı yabancı dil bağlamında şöyle çalışır.

Ön-metin (pre-text): kıvılcım

Ön-metin, dramatik dünyayı başlatan malzemedir: bir mektup, bir fotoğraf, bir gazete başlığı, bir nesne, bir kayıp ilanı. İngilizce çalışmada ön-metin aynı zamanda ilk girdidir. Kısa, merak uyandıran ve seviyenin biraz üstünde bir metin, hem konuyu hem de kelime dağarcığını odaya getirir.

Öğretmen rolde (teacher-in-role)

Liu'nun vurguladığı bir başka özellik: süreç dramasında öğretmen rol içindedir. Kasabaya gelen bir müfettiş, yardım isteyen bir yabancı, kayıp bir yolcu. Bu, dil öğretiminde iki iş görür. Birincisi, öğretmen dili kurgunun içinden modeller; doğru yapıyı kural anlatır gibi değil, karakter konuşur gibi kullanır. İkincisi, öğretmen düşük statülü bir karakter seçtiğinde ("I'm lost, can you help me?") öğrenenler açıklayan, yönlendiren, öğreten tarafa geçer. Dili kullanma ihtiyacı kendiliğinden doğar.

Gerilim, bilgi boşluğu ve ikilem

İnsanlar söyleyecek bir şeyleri olduğunda konuşur. Süreç draması bunu bilinçli kurar: bir karakter bir şeyi bilir, diğerleri bilmez; bir karar verilmek zorundadır; bir kural çiğnenmiştir. Bilgi boşluğu, iletişimsel dil öğretiminin de bildiği bir araçtır. Dramada bu boşluk bir hikâyenin içine yerleşir ve bu yüzden daha güçlü bir konuşma ihtiyacı yaratır.

Yansıtma: deneyim üzerine ve dil üzerine

Yaratıcı dramanın değerlendirme evresi, İngilizce çalışmada iki katmanlıdır. Birinci katman herkes için aynıdır: ne yaşadık, karakter neden öyle davrandı? İkinci katman dile özgüdür: o sahnede neyi söylemek istedin de söyleyemedin? Hangi kelimeyi aradın? Bu ikinci soru, Swain'in "fark etme" işlevini doğrudan çalıştırır.

Hangi teknik hangi dil işlevini çalıştırır?

Drama teknikleri genel olarak başka bir yazıda anlatıldı. Burada aynı teknikleri dil gözüyle okuyalım: her biri dilin hangi kasını çalıştırıyor?

Donuk imge (tableau, freeze frame). Grup bir anı hareketsiz bir kompozisyonla kurar. Dil işlevi: betimleme. "What do you see?" sorusu şimdiki zamanı, mekân edatlarını, beden ve duygu kelimelerini çağırır. İmge canlandığında ilk replikler doğar. Başlangıç seviyesinde bile işler, çünkü önce görüntü vardır, kelime sonra gelir.

Düşünce takibi (thought tracking). Donuk imgedeki bir karaktere dokunulur, o an aklından geçeni söyler. Dil işlevi: iç ses, duygu ifadesi, "I wish…", "I'm afraid that…" gibi yapılar. Kısa, tek cümlelik, ama kişisel.

Sıcak sandalye (hot-seating). Bir katılımcı karakteri olarak grubun sorularını yanıtlar. Dil işlevi: soru kurma ve bakış açısı. Soran taraf soru yapılarını çalıştırır (Why did you…? How long have you…?). Cevaplayan taraf geçmiş zaman, gerekçe ve açıklama üretir. Herkesin dil yükü farklıdır; seviye farkı olan gruplarda bu esneklik çok işe yarar.

Rol kartlı simülasyon. Her katılımcının kartında bir hedef ve bir kısıt yazar: "Bilet almak istiyorsun ama paran az." Dil işlevi: işlevsel dil. İstekte bulunmak, reddetmek, pazarlık etmek, uzlaşmak. Kitap diyaloglarının aksine sonuç belli değildir; karşı taraf her seferinde farklı tepki verir.

Pandomim ve tüm beden tepkisi. Hareketle anlatmak. Dil işlevi: dinlediğini anlama ve sözcük. Özellikle başlangıç seviyesinde ve küçük yaşlarda, dili duyup bedenle karşılık vermek, konuşmaya geçmeden önce güvenli bir köprüdür.

Toplantı (meeting in role). Bütün grup kurgunun içinde bir toplantıya katılır: köy meclisi, şirket kurulu, gemi mürettebatı. Dil işlevi: görüş bildirmek, katılmak, karşı çıkmak, söz almak. Orta ve üst seviye için çok verimli, çünkü soyut dil gerektirir.

Rol içinde yazma. Karakterin ağzından bir mektup, bir günlük sayfası, bir mesaj. Dil işlevi: yazılı üretim. Konuşmada kaçırılan yapı yazıda yakalanabilir; bu, değerlendirme evresine de malzeme olur.

Doğaçlama. Bütün tekniklerin zemini. Dil işlevi: akıcılık ve anlık tepki. Doğaçlama ile İngilizce çalışmayı ayrı bir yazıda ayrıntılı anlattık.

Bu eşleşmeler kesin kurallar değil. Ama bir oturum planlarken "bugün hangi dil işlevini çalıştırmak istiyorum?" sorusuyla başlayıp tekniği ona göre seçmek, dramayı rastgele bir etkinlik olmaktan çıkarır.

Bir İngilizce drama oturumunun anatomisi

Yaratıcı dramanın üç evresi, Adıgüzel'in adlandırmasıyla hazırlık-ısınma, canlandırma ve değerlendirme-tartışma, İngilizce çalışmada da aynıdır. Fark, her evreye bir dil katmanı eklenmesidir.

Isınma: dil hedefini görünmez kılmak

Isınmanın işi kaygıyı düşürmek ve grubu odaya getirmektir. İngilizce çalışmada ısınma aynı zamanda oturumun dil hedefini sessizce tanıtır. Hedef geçmiş zaman anlatımıysa, ısınma "dün yaptığın bir şeyi bedenle göster, grup tahmin etsin" olabilir. Kimse "bugün past simple çalışıyoruz" demez. Dil, oyunun içinde gelir.

Canlandırma: rolde dil kullanımı

Ön-metin dağıtılır, durum kurulur, roller alınır. Burada önemli olan, durumun dil kullanmayı gerektirmesidir. Bir karakter bir şey öğrenmek, ikna etmek, açıklamak zorunda kalmalıdır. Sadece "oynayın" demek yetmez.

Değerlendirme: dramadan çıkıp dile bakmak

Önce deneyim konuşulur: ne oldu, karakter ne hissetti? Sonra dile bakılır: sahnede hangi kelimeyi aradınız? Hangi cümleyi kurmakta zorlandınız? Lider burada sahnede duyduğu birkaç yapıyı (hatalı ya da başarılı) tahtaya yazabilir. Ama bunu sahne bittikten sonra yapar, sahneyi bölerek değil.

Örnek akış: tek bir dil hedefi etrafında 60 dakika

Aşağıdaki bir örnek plandır; yaşanmış bir oturumun kaydı değildir. Orta seviye yetişkin grup için.

Dil hedefi: Rica etmek ve kibarca reddetmek (Could you…? I'm afraid I can't…).

  • Isınma (yaklaşık 10 dakika): Alanda yürüme. Karşılaşan iki kişi birbirinden küçük, saçma bir şey ister ("Could you lend me your left shoe?"). Diğeri kibarca reddeder. Eşler değişir.
  • Ön-metin (yaklaşık 5 dakika): Bir apartman yönetiminden gelen kısa bir duyuru: "Due to a water problem, the building will have no water for three days."
  • Canlandırma (yaklaşık 30 dakika): Grup apartman sakinleri olur. Her birinin rol kartında bir ihtiyaç ve bir kısıt var. Lider rol içinde, telaşlı bir apartman yöneticisi olarak girer. Sakinler birbirinden ve yöneticiden yardım ister, bazı istekler reddedilir. Sonra aynı sahne ikinci kez, rol kartları değiştirilerek oynanır.
  • Değerlendirme (yaklaşık 15 dakika): Rolden çıkış. Kim, kimden, ne istedi? Hangi ret kibar geldi, hangisi kaba? Ardından lider sahnede duyduğu beş-altı cümleyi yazar; grup hangisinin neden işe yaradığını konuşur.

Akıcılık mı, doğruluk mu? Drama içinde hata ve geri bildirim

İngilizce drama çalışmasında en sık sorulan soru: hatalar ne zaman düzeltilir?

Cevap: sahnenin içinde nadiren, sahnenin dışında mutlaka.

Sahnenin ortasında bir hatayı düzeltmek, kurguyu kırar ve kaygıyı geri getirir. Krashen'in süzgeci yeniden yükselir. Ama hiç düzeltmemek de kalıcı hatalara yol açabilir. Çözüm, iki zamanlı bir geri bildirimdir:

  • Sahne içinde: Lider rol içinde doğru yapıyı doğal biçimde tekrar edebilir. Bir karakter "He go to the market yesterday" diye konuşursa, rol içindeki öğretmen "Oh, he went to the market? When did he come back?" diye karşılık verir. Kurgu bozulmaz, doğru biçim duyulur.
  • Sahne dışında: Değerlendirmede birkaç yapı seçilip üzerine konuşulur. Kişisel değil, grupça: "Sahnede şöyle bir cümle duydum…"

Ana dil ne zaman devreye girer?

Ana dili tamamen yasaklamak, özellikle başlangıç seviyesinde, sessizliğe yol açar. Birçok uygulamacı esnek bir yaklaşım benimser: canlandırma İngilizce, ama yönergeler ve değerlendirmenin bir kısmı gerekirse Türkçe. Önemli olan, Türkçenin bir kaçış kapısı değil, bir köprü olmasıdır.

Dokuz ilke

Süleyman Başaran, RumeliDE dergisinde 2024'te yayımlanan "How to Use Drama Techniques in English Language Teaching: Guiding Principles for Teachers" başlıklı makalesinde dramanın dil öğrencilerine dili bağlam içinde kullanma ve iletişim becerilerini geliştirme imkânı verdiğini yazar ve dokuz ilke sayar: hazırlık, tekrar, eğlence, öngörülemezlik, çeşitlilik, esneklik, isteklilik, işbirliği ve geri bildirim. "Öngörülemezlik" ilkesi özellikle dikkat çekici: gerçek iletişim öngörülemez, kitap diyaloğu ise öngörülebilir. Drama, sınıfa bu öngörülemezliği kontrollü bir biçimde getirir.

Program ve çerçevelerle bağlantı

MEB İngilizce öğretim programı

Drama, Türkiye'de resmi İngilizce öğretim programına zaten yazılı. MEB'in 2018 tarihli 2-8. sınıf İngilizce öğretim programı, felsefe bölümünde otantik materyallerin, drama ve rol oynamanın ve uygulamalı etkinliklerin kullanıldığını belirtir. Programın alternatif değerlendirme araçları arasında "Creative Drama Tasks" ifadesi geçer; konuşma becerisinin değerlendirilmesinde de işbirliğine dayalı ya da bireysel drama performansları sayılır. Alt sınıfların ünitelerinde etkinlik türü olarak "Drama (Role Play, Simulation, Pantomime)" yazar.

Yani okul öğretmeni için mesele dramanın programda olup olmaması değil; nasıl uygulanacağı.

CEFR: etkileşim ve aracılık

Avrupa Konseyi'nin dil çerçevesi CEFR'in 2020 tarihli tamamlayıcı cildi (Companion Volume), etkileşimi şöyle tanımlar: etkileşim hem alımlamayı hem üretimi içerir, ama bu iki parçanın toplamından fazlasıdır.

Aynı cilt "aracılık" (mediation) kavramını geliştirir. Avrupa Konseyi'nin tanımında aracılığın odağı, dilsel ya da kültürel engellerin ötesinde anlam kurmak ve iletişimi mümkün kılmaktır. Aracılık ölçekleri arasında "akranlarla işbirliğine dayalı etkileşimi kolaylaştırmak", "anlamı birlikte kurmak" ve "çok kültürlü bir alanı kolaylaştırmak" gibi başlıklar var.

Bu başlıkları okuyunca bir drama atölyesini tarif ettiklerini düşünmemek zor. Bir grup birlikte bir dünya kurar, birbirinin söylediğini anlamlandırır, bir karakterin bakışını diğerlerine aktarır. Dürüst olmak gerekirse çerçevenin kendisi bu bağlamda "drama" kelimesini kullanmıyor; bağlantıyı biz kuruyoruz. Ama kavramsal örtüşme açık.

Yetişkin ve genç öğrenende yöntem farkları

Yöntem aynı, vurgu farklı.

Yetişkinlerde en büyük engel kaygıdır. Yıllarca İngilizce çalışmış ama konuşmamış bir yetişkin için, bir grubun önünde yanlış konuşmak gerçek bir tehdittir. Bu yüzden yetişkin gruplarında ısınma daha uzun tutulur, rol koruması daha bilinçli kullanılır ve senaryolar iş ve gündelik hayata yakın kurulur: bir toplantı, bir şikâyet, bir pazarlık. Yetişkinler için İngilizce dramanın nasıl çalıştığını ayrıca anlattık.

Gençlerde ve çocuklarda kaygı daha az, ama dikkat ve grup dinamiği daha belirleyicidir. Ritüeller, net oyun kuralları ve kısa döngüler işe yarar. Çocuklar için yaş ve hazırbulunuşluk sorularını ayrı bir yazıda ele aldık.

Türkiye'de yapılan araştırmalar ne söylüyor?

Türkiye'de yaratıcı dramanın İngilizce öğretimindeki etkisine dair yirmi yılı aşan bir çalışma birikimi var. Aşağıda birkaçını, yalnızca kendi özetlerinde yazdıkları kadarıyla aktarıyoruz. Yüzde ya da etki büyüklüğü vermiyoruz; çünkü her çalışmanın deseni farklı ve sayılar bağlamından koparıldığında yanıltıcı olabiliyor.

Sözcük ve kalıcılık

  • Karamanoğlu (1999), Uludağ Üniversitesi'nde yaptığı yüksek lisans tezinde yaratıcı drama uygulamalarının hedef kelime bilgisi ve hatırlamaya etkisini inceledi. Tezin özetindeki sonuca göre "bilginin kalıcılığı açısından da yaratıcı dramanın geleneksel yöntemlere göre daha etkili olduğu söylenebilir."
  • Demircioğlu ve Akkuş İspir (2016), Yaratıcı Drama Dergisi'nde yayımlanan çalışmalarında İngilizce sözcük gruplarının öğretiminde yaratıcı dramanın etkisini, Ankara'da bir okulda üçüncü sınıf öğrencileriyle incelediler. Sonuçta yaratıcı drama yoluyla İngilizce öğretiminin en etkili yöntemlerden biri olduğunun söylenebileceğini yazdılar.

Konuşma becerisi ve tutum

  • Kılıç ve Tuncel (2016), Bolu'da bir Anadolu lisesinde deney ve kontrol gruplarıyla yaptıkları çalışmada, dramanın konuşma becerileri üzerinde geleneksel yöntemlerden daha etkili olduğunu bildirdiler.
  • Göktürk, Çalışkan ve Öztürk (2020), yedinci sınıf öğrencileriyle yürüttükleri eylem araştırmasında yaratıcı drama etkinliklerinin öğrencilerin konuşma becerilerini geliştirdiğini aktardılar.
  • Bodur ve Yurtseven (2021), yedinci sınıf öğrencileriyle yaptıkları nitel çalışmada öğrencilerin öz güvenlerinin arttığını ve geleneksel yöntemle yürütülen sınıf çalışmalarına göre daha aktif katıldıklarını belirttiklerini raporladılar.

Öğretmen gözünden

  • Ali ve Kani (2024), Novitas-ROYAL'de yayımlanan çalışmalarında Tekirdağ ve İstanbul'dan İngilizce öğretmenleriyle görüştüler. Öğretmenler drama tekniklerinin İngilizce öğretimini olumlu etkilediğini ifade ettiler.

Dürüst bir not: sınırlılıklar

Bu çalışmalar umut verici, ama okurken üç şeyi akılda tutmak gerekiyor.

Birincisi, örneklemler küçük. Çoğu çalışma tek bir okulda, tek bir sınıfla ya da birkaç düzine öğrenciyle yapılmış.

İkincisi, bazı çalışmalar kontrol grubu olmadan, tek grupla ön test-son test deseniyle yürütülmüş. Bu desende gelişmenin ne kadarının yöntemden, ne kadarının zamandan ya da başka etkenlerden kaynaklandığını ayırmak zor.

Üçüncüsü, uygulama süreleri genellikle birkaç haftayla sınırlı. Uzun vadeli etkiyi gösteren çalışma az.

Bu, yöntemin işe yaramadığı anlamına gelmiyor. Kuramsal temeli güçlü; saha çalışmaları da aynı yönü gösteriyor. Ama "kesin kanıtlanmıştır" demek için erken. Bir kurum size yaratıcı dramanın İngilizcenizi belli bir yüzde artıracağını söylüyorsa, bu cümlenin arkasında hangi çalışmanın durduğunu sormak hakkınız.

Yöntem ne zaman işlemez?

Yaratıcı drama her sorunu çözen bir anahtar değil. Sahada sık görülen üç başarısızlık var.

Gösteriye dönüşen drama. Yılsonu gösterisi için ezberlenen bir İngilizce oyun, dil açısından sınırlı bir kazanç sağlar: öğrenen başkasının cümlelerini tekrar eder. Gösterinin kendine göre değerleri vardır, ama yaratıcı dramanın çıktı ve müzakere avantajını kaybeder. Hazır metinle çalışılacaksa bile, metin üzerine doğaçlamalar ve değerlendirmeler eklemek gerekir.

Dil hedefi belirsiz etkinlik. "Bugün biraz drama yapalım" diye başlayan bir oturum eğlenceli geçebilir ama dil açısından dağınık kalır. Her oturumun bir dil hedefi olmalı; ısınma, ön-metin ve değerlendirme o hedefe hizmet etmeli.

Kaygılı öğrenciyi sahneye zorlamak. Duyuşsal süzgeci düşürmesi gereken yöntem, yanlış uygulandığında süzgeci yükseltir. Grubun önünde tek başına konuşmaya zorlanan biri için drama bir kâbus olabilir. Pas hakkı, küçük gruplar, sessiz roller ve zamanla artan sorumluluk bu yüzden yöntemin parçasıdır. Bu ilkeler çocuklar için de yetişkinler için de aynı ölçüde geçerli.

Bir dördüncüsünü de ekleyelim: lider hazırlığı. İngilizce drama iki ayrı uzmanlık ister: dil öğretimi ve drama liderliği. Yalnızca birine sahip bir lider, yöntemin yarısını uygular. İyi bir İngilizce drama çalışmasında dil hedefi de dramatik yapı da bilinçli kurulur.

Bir tiyatro topluluğu olarak bizim gördüğümüz

Bir laboratuvar olarak İngilizceyi sahnenin içinden düşünmeye alışığız. Tiyatro insanının bildiği bir şey var: bir replik ancak bir karakterin bir şey istediği anda canlanır. Dil öğrenmek de buna benziyor. Bir kelime, onu bir şey istemek için kullandığımız an bizim olur.

Yaratıcı dramanın İngilizce öğreniminde yaptığı şey, bu "istemek" anlarını çoğaltmak. Sınıfta bir saat boyunca belki iki üç kez yaşanan gerçek iletişim ihtiyacı, iyi kurulmuş bir drama oturumunda onlarca kez yaşanır. Mekanizma bu kadar basit.

Sık sorulan sorular

Yaratıcı drama ile rol oynama aynı şey mi? Hayır. Rol oynama, yaratıcı dramanın kullandığı tekniklerden biridir. Yaratıcı drama ise ısınma, canlandırma ve değerlendirme evreleriyle ilerleyen bir yöntemdir.

Süreç draması (process drama) nedir? Öğretmen ve katılımcıların birlikte kurduğu, rol içinde ve dışında gidip gelinen uzun soluklu bir dramatik çalışma. Dorothy Heathcote geleneğinden gelir; ikinci dil öğreniminde kullanımını Kao ve O'Neill 1998'de sistemli biçimde ele almıştır.

Drama dil bilgisi öğretir mi? Doğrudan bir dil bilgisi anlatımı değildir. Ama dil bilgisi yapılarını anlamlı bir bağlamda kullanma ihtiyacı yaratır. Değerlendirme evresinde yapılar üzerine düşünmek de mümkündür.

Başlangıç seviyesinde drama yapılır mı? Evet, ama farklı biçimde. Pandomim, donuk imge, kısa kalıplar ve beden ağırlıklı çalışmalar başlangıç seviyesinde de işler. Konuşma yükü seviyeyle birlikte artar.

Hatalar düzeltilmeli mi? Sahne içinde nadiren ve dolaylı biçimde; sahne dışında, değerlendirme evresinde, grupça ve kişiselleştirmeden.

Online İngilizce drama olur mu? Bazı teknikler ekrana uyarlanabilir: sıcak sandalye, rol içinde yazma, kısa doğaçlamalar. Ama bedenin ve alanın merkezde olduğu çalışmalar yüz yüze ortamda daha güçlüdür.

İngilizce drama okuldaki İngilizce eğitiminin yerine geçer mi? Geçmez, tamamlar. Okul dil bilgisi ve okuma-yazmanın sistemli temelini kurar; drama bu temeli konuşma ve etkileşime taşır.

Kaynakça

  • Adıgüzel, H. Ö. (2006). "Yaratıcı Drama Kavramı, Bileşenleri ve Aşamaları". Yaratıcı Drama Dergisi, 1(1). DergiPark
  • Maley, A. & Duff, A. Drama Techniques in Language Learning. Cambridge University Press (1978; 2. baskı 1982). 3. baskı: Drama Techniques (2005). Cambridge
  • Kao, S.-M. & O'Neill, C. (1998). Words into Worlds: Learning a Second Language through Process Drama. Ablex.
  • Krashen, S. D. (1982). Principles and Practice in Second Language Acquisition. Pergamon. PDF
  • Swain, M. (1985). "Communicative competence: Some roles of comprehensible input and comprehensible output in its development". Gass & Madden (ed.), Input in Second Language Acquisition, Newbury House.
  • Liu, J. (2002). "Process Drama in Second- and Foreign-Language Classrooms". Bräuer (ed.), Body and Language, Ablex. PDF
  • Piazzoli, E. (2012). "Engage or Entertain?". Scenario VI(2). Scenario
  • Başaran, S. (2024). "How to Use Drama Techniques in English Language Teaching". RumeliDE, 39. DergiPark
  • MEB (2018). İngilizce Öğretim Programı (2-8. sınıflar). mufredat.meb.gov.tr
  • Council of Europe (2020). CEFR Companion Volume. PDF
  • Karamanoğlu, Ş. Ş. (1999). Yüksek lisans tezi, Uludağ Üniversitesi. Açık Erişim
  • Demircioğlu, Ş. & Akkuş İspir, O. (2016). Yaratıcı Drama Dergisi 11(1). DergiPark
  • Kılıç, Ş. & Tuncel, M. (2016). AİBÜ Eğitim Fakültesi Dergisi 9(2). DergiPark
  • Bodur, Z. T. & Yurtseven, N. (2021). Yaşadıkça Eğitim 35(1). Dergi
  • Göktürk, Ö., Çalışkan, M. & Öztürk, M. S. (2020). ATED/JIBA 10(1). ATED
  • Ali, N. & Kani, Z. G. (2024). Novitas-ROYAL 18(2). ERIC
ingilizce yaratıcı dramayabancı dil öğretiminde yaratıcı dramaingilizce öğretiminde drama tekniklerisüreç dramasıprocess dramadrama in ELT

okumaktan yapmaya

ENGLISH DRAMA LAB

Dil Öğretmiyoruz. Dili Deneyimliyoruz.

3 Ekim’de başladı · katılım açık · 15:0012, 8 ya da 4 haftaPera & Kadıköy
programı incele →
İngilizce Drama · devamı

İlgili yazılar