Tiyatro Metni Nasıl Yazılır: Format, Sahne Yönergesi ve Sayfa Düzeni
Tiyatro metni formatının Türkiye'de tek bir resmi standardı yok. Kişiler listesi, sahne bölümleri, sahne yönergesi ve sayfa düzeni için okunur bir yol haritası.
Bir oyunun ilk taslağını bitiren herkes eninde sonunda aynı soruya gelir: bu metni nasıl bir sayfaya dökeceğim? Karakter adları nereye yazılır, sahne yönergesi nasıl gösterilir, perde ile sahne arasındaki fark ne?
Önce dürüst cevap: Türkiye'de tiyatro metni için tek bir resmi format yok. Yayınevleri, tiyatrolar ve metin kabul eden kurumlar kendi tercihlerini uyguluyor; basılı oyunlara bakarsanız birbirinden epey farklı düzenler görürsünüz. İngilizce konuşulan ülkelerde daha yerleşik alışkanlıklar var ama orada da tek bir kural kitabı yok.
Bu bir sorun değil, bir serbestlik. Ama serbestliğin bir ölçütü olmalı ve o ölçüt okunurluk. Metninizi okuyacak kişiler oyuncular, yönetmenler, dramaturglar; hepsi metni hızlı okumak, kimin konuştuğunu bir bakışta görmek ve not almak ister. Aşağıdaki öneriler bu ihtiyaca göre kurulmuş, yaygın ve okunur bir düzen. Metni belirli bir yere gönderiyorsanız, o yerin istediği biçim her zaman bu önerilerin önüne geçer.
Kapak sayfası ve kişiler listesi
İlk sayfa sade olsun: oyunun adı, yazarın adı, iletişim bilgisi ve taslak tarihi ya da sürüm numarası. Sürüm bilgisi küçük bir ayrıntı gibi görünür ama bir metni birkaç kişiyle paylaştığınızda kimin hangi taslağı okuduğunu takip etmenin tek yoludur.
Ardından kişiler listesi gelir. Her karakter için ad ve bir satırlık tanım yeterli: yaşı ya da yaş aralığı, diğer karakterlerle ilişkisi. Burası biyografi yeri değil. "Kerem, ağabeyi, ellilerinde" bir oyuncuya ihtiyacı olanı söyler; karakterin çocukluğunu, korkularını, gizli arzularını listelemek metnin işidir, kişiler listesinin değil.
Kişiler listesinin altına genellikle yer ve zaman bilgisi eklenir: oyunun nerede ve ne zaman geçtiği, tek satırda.
Perde ve sahne bölümleri
Klasik oyunlar perdelere, perdeler de sahnelere bölünür. Klasik Fransız tiyatrosunda her giriş ve çıkış yeni bir sahne sayılırdı; bugün sahne bölümü genellikle zaman ya da mekân değiştiğinde yapılır. Pek çok çağdaş oyun perde kullanmaz, yalnızca numaralı sahnelerle ilerler; bazıları hiç bölüm kullanmaz.
Hangisini seçerseniz seçin tutarlı olun. Her yeni sahneyi yeni bir başlıkla açın ("Birinci Sahne", "1." ya da benzeri) ve aynı biçimi metin boyunca koruyun. Kısa bir oyun yazıyorsanız büyük ihtimalle bölüme hiç ihtiyacınız yok; kısa oyun nasıl yazılır yazısında tek mekân ve kesintisiz zamanın neden bu forma yakıştığını anlattık.
Karakter adları ve replik düzeni
Okunurluğun en çok kazanıldığı ya da kaybedildiği yer burası. Yaygın iki düzen var:
- Karakter adı büyük harfle yazılır, ardından iki nokta ve replik aynı satırda gelir.
- Karakter adı büyük harfle ortalanır ya da ayrı bir satıra yazılır, replik altından başlar.
İkisi de okunur. Hangisini seçerseniz seçin birkaç kurala dikkat edin:
- Ad her zaman aynı yazılsın. Bir sayfada "AYŞE", ötekinde "AYŞE HANIM" olmasın. Oyuncu kendi repliklerini metinde tararken bu tutarlılığa güvenir.
- Benzer adlardan kaçının. Aynı harfle başlayan, aynı uzunlukta iki ad (Selin ve Seda gibi) hızlı okumada karışır.
- Replikler arasında boşluk bırakın. Her repliğin görsel olarak ayrı durması, metni masada okunur kılar.
Sahne yönergesi: ne kadar ve nasıl?
Sahne yönergesi, metnin söylenmeyen ama görülen ya da duyulan kısmıdır: bir giriş, bir çıkış, bir nesne, bir ışık değişimi, bir sessizlik. Yaygın düzende yönergeler parantez içinde ve italik yazılır; böylece repliklerden bir bakışta ayrılır.
Nasıl yazılacağına dair birkaç ilke:
- Şimdiki zaman kullanın. "Ayşe koliyi bantlıyor", "Kerem kapıda durur."
- Yalnızca sahnede görülebileni ya da duyulabileni yazın. "Kerem çocukluğunu hatırlar" oynanamaz; "Kerem duvardaki çerçeve izine bakar" oynanır.
- Oyuncunun duygusunu dikte etmeyin. Her repliğin önüne "(öfkeyle)", "(hüzünle)" koymak, oyuncunun işini elinden almaktır ve çoğu zaman gereksizdir: replik iyi yazılmışsa öfke zaten oradadır. Bu tür notları, repliğin tersine okunma ihtimalinin olduğu nadir yerlere saklayın.
- Kamera dili kullanmayın. "Yakın plan", "kesme" gibi ifadeler sahneye ait değil. Senaryo ile oyun yazarlığı arasındaki fark en çok burada görünür.
- Roman yazmayın. Bir paragraf boyunca odanın atmosferini tarif eden yönerge, okuyanı yorar. Açılışta mekânı birkaç cümleyle kurun, sonra yalnızca gerekli olanı yazın.
Bazı yazarlar yönergeyi metnin ayrılmaz bir parçası hâline getirir; Beckett'in son derece ayrıntılı, ölçülü yönergeleri bunun bilinen örneğidir. Bu bilinçli bir tercihtir. İlk oyunlarda ise genellikle az yönerge daha iyi çalışır, çünkü yönetmene ve oyuncuya alan bırakır.
Örnek bir sayfa
Aşağıda yukarıdaki önerilere göre düzenlenmiş kısa bir örnek var. Metin bu yazı için uyduruldu; amacı yalnızca düzeni göstermek.
KİŞİLER
AYŞE, kırklarında.
KEREM, ağabeyi, ellilerinde.
Yer: Annelerinin boşaltılmış evi. Zaman: Bir kış akşamı.
BİRİNCİ SAHNE
(Boş bir salon. Duvarda çerçeve izleri. AYŞE yerde bir koliyi bantlıyor. KEREM kapıda durur, montunu çıkarmaz.)
KEREM: Anahtarı kapıda bırakmışsın.
AYŞE: Geleceğini biliyordum.
(Sessizlik.)
KEREM: Uzun kalmayacağım.
AYŞE: Oturmanı isteyen olmadı zaten.
Dikkat edilirse yönergeler yalnızca görüleni söylüyor; Kerem'in neden montunu çıkarmadığını açıklamıyor. O açıklama repliklerin işi.
Sayfa düzeni: yazı tipi, aralık, numara
Burada da resmi bir kural yok, ama okunur bir metin için işe yarayan birkaç tercih var:
- Okunaklı bir yazı tipi, 12 punto civarı.
- Geniş kenar boşlukları ve rahat bir satır aralığı. Okuyanlar kenara not alır.
- Her sayfada sayfa numarası. Masa başı okumasında "on dördüncü sayfa, ikinci replik" diyebilmek büyük kolaylık.
- Paylaşırken PDF. Düzen her cihazda aynı kalır.
- Dosya adında oyunun adı ve sürüm tarihi.
Format ne zaman önemli?
Biçim, ilk taslak yazılırken hiç önemli değil. Taslak aşamasında sayfa düzeniyle uğraşmak, yazmamanın kibar bir yoludur. Önce tiyatro oyununu yazın, replikleri diyalog nasıl yazılır yazısındaki ölçütlerle sınayın, sonra metni başkalarının okuyacağı bir biçime getirin.
Format, metin masaya çıktığında önem kazanır: oyuncular okuyacak, yönetmen not alacak, bir dramaturg sayfa sayfa soru soracak. Okunur bir sayfa, o konuşmanın metnin kendisi hakkında olmasını sağlar. Bu masa başı okumasını düzenli olarak yaşamak, İstanbul'da oyun yazarlığı kursu arayanların çoğunun asıl ihtiyacı.
The Auteur Lab'da son modülde yazdığınız kısa oyun taslakları masada okunuyor ve dramaturgik geri bildirim alıyor; okunur bir metin hazırlamayı da bu süreçte pratikte öğreniyorsunuz. Atölye 7 Ekim'de Kadıköy'de, çarşamba akşamları başlıyor.
Detaylar: The Auteur Lab · Oyun yazarlığı kursu İstanbul
okumaktan yapmaya
THE AUTEUR LAB
Dürtüden Tasarıma — Tasarımdan Eyleme
İlgili yazılar
- Tiyatro Oyunu Nasıl Yazılır: Fikirden İlk Sahneye Adım AdımAklınızda bir fikir var ama sayfa boş mu? Tiyatro oyunu yazmanın uygulanabilir yolu: istek, engel, ilk sahne, taslak, sesli okuma ve yeniden yazma.
- Bir Oyunu Bitirmek Ne Kadar Sürer: Taslaktan Sahneyeİlk fikirden "sahnelenebilir metin"e kadar geçen yol kaç ay, kaç taslak, kaç revizyon gerektirir? Dürüst bir zaman çizelgesi.
- Dramaturji Nedir? Sahnenin Görünmez MimarıDramaturji çoğu zaman yanlış anlaşılır. Dramaturg ne yönetmendir ne oyun yazarı — ama ikisinin de en yakın iş arkadaşıdır. Sahneye çıkmayan ama sahnede olan meslek.