Dramaturji
Dramaturji Nedir? Sahnenin Görünmez Mimarı
Dramaturji çoğu zaman yanlış anlaşılır. Dramaturg ne yönetmendir ne oyun yazarı — ama ikisinin de en yakın iş arkadaşıdır. Sahneye çıkmayan ama sahnede olan meslek.
Bir oyun üretim sürecine girdiğinizde, masanın etrafında oturan insanların rolleri çoğunlukla bellidir: Yönetmen, oyuncular, tasarımcılar. Ama bir köşede sessizce not defterine yazan, bazen konuşan, çoğu zaman soru soran biri daha vardır. İşte o: Dramaturg. Türkiye'de en az anlaşılan, en çok ihtiyaç duyulan tiyatro mesleği.
— Kökeni: Lessing'in icadı
Dramaturji sözcüğü Yunanca drama (eylem) ve ergon (iş) kelimelerinden türer. Aristoteles'in Poetika'sından bu yana var olan bir düşünme biçimi olsa da, meslek olarak doğuşu 18. yüzyıla, Gotthold Ephraim Lessing'in Hamburg Ulusal Tiyatrosu'ndaki görevine tarihlenir. Lessing'e verilen iş basitti: Repertuvarı değerlendirmek, oyunlar hakkında yazmak. Lessing'in yaptığı şey ise bir mesleğin anayasasını yazmak oldu — Hamburg Dramaturjisi, tiyatronun kendi üzerine sistemli düşünmesinin ilk büyük belgesidir.
O günden bugüne tanım genişledi. Alman tiyatro sisteminde dramaturg, kurumun entelektüel omurgasıdır: Repertuvar politikasından program kitapçığına, prova takibinden seyirci söyleşilerine uzanan bir alan. Anglosakson dünyada ise daha çok yeni metin geliştirme üzerinde yoğunlaşır — yazarla birlikte metni büyütür.
Dramaturg, bir metnin içinde kaybolmayan, onu dışarıdan görebilen gözdür. Herkesin "nasıl" diye koşturduğu odada "neden" diye sorma görevi ondadır.
— Ne yapmaz, ne yapar
Dramaturg oyun yazmaz (çoğunlukla). Sahneleme kararı vermez (yönetmen verir). Oyunculara teknik talimat vermez. Ama şunları yapar:
- Metni tarihsel, dramaturjik ve estetik bağlamına oturtur
- Yönetmenin göremediği soruları sorar, provaların "neden"lerini takip eder
- Masabaşı sürecinde metin analizinin çerçevesini kurar
- Seyircinin perspektifinden bakar — salondaki ilk yabancıdır
Çağdaş sahne pratiği bu listeyi daha da genişletti. Devising gibi kolektif üretim biçimlerinde ortada hazır metin yoktur; dramaturg, doğaçlamalardan biriken malzemenin içinden yapıyı bulan kişidir. Belgesel tiyatroda gerçek tanıklıkların etik sorumluluğunu taşır. Dans dramaturjisi diye ayrı bir alan doğdu — hareketin de bir mantığı vardır ve biri onu dışarıdan izlemelidir.
— Türkiye'de dramaturji
Türkiye'de dramaturg kavramı hâlâ kısmi bir belirsizlik içindedir. Devlet tiyatrolarında uzun yıllar "edebî heyet" ve edebiyat görevliliği biçiminde kurumsallaştı; özel tiyatrolarda ise çoğunlukla reji asistanının gayriresmî olarak üstlendiği bir alan oldu. Sonuç: Mesleğin adı var, tanımı muğlak, kadrosu az.
Oysa ihtiyaç tam tersi yönde büyüyor. Yeni oyun yazımının canlandığı bir sahnede, yazarla metin arasına girmeden metni büyütecek göz her zamankinden kıymetli. Bağımsız toplulukların kolektif üretiminde yapı sorusu her provada yeniden açılıyor. Ve klasik metin uyarlamalarında — neyin eskidiğine, neyin eskimez olduğuna karar verme işi — dramaturjinin ta kendisidir.
Techne Lab'da dramaturji hem bir meslek hem bir düşünme biçimi olarak ele alınır. Yazarlık atölyelerimizin temelinde şu önerme yatar: Yazmak ve yazdığını dışarıdan görebilmek, iki ayrı kastır ve ikisi birlikte çalıştırılmalıdır.
— Görünmez mimar
Dramaturji bir teknik değil, bir bakış açısıdır: Sahnede olan her şeyin bir "neden"i olduğu inancı ve o nedeni sorma inadı. İyi dramaturgun izi oyunda görünmez — sadece oyunun tutarlılığında hissedilir. Sahnenin görünmez mimarı sahneye çıkmaz; ama o olmadan sahne, duvarları rastgele örülmüş bir bina gibidir. Ayakta durabilir. Ama neden ayakta durduğunu kimse bilmez.
Yazar hakkında: Halil Yağız Şanal, Techne Lab İstanbul'un kurucusudur.
okumaktan yapmaya
THE AUTEUR LAB
Dürtüden Tasarıma — Tasarımdan Eyleme
