İçeriğe atla
TECHNE LAB
Çocuklarda Yaratıcı Drama: Veliler İçin Atölye Seçme ve Gerçekçi Beklenti Rehberi

Çocuklarda Yaratıcı Drama: Veliler İçin Atölye Seçme ve Gerçekçi Beklenti Rehberi

Çocuğunuz bir drama oturumunda gerçekte ne yaşar, kapının arkasında neler olur, yaratıcı drama neyi vaat edebilir ve neyi edemez? Atölye seçerken sorulacak sorular, uyarı işaretleri, mizaca göre yaklaşım ve araştırmaların dürüst bir özeti.

"Çocuklarda yaratıcı drama" diye arayan bir veli genellikle iki tür sayfayla karşılaşır. Birincisi uzun fayda listeleri: özgüven, iletişim, empati, yaratıcılık, akademik başarı, hatta matematik. Çoğunun arkasında tek bir kaynak yok. İkincisi kurs listeleri: hangi semtte, hangi gün, hangi saatte.

Ama velinin asıl soruları bunlar değil. Velinin soruları şunlar: Çocuğum orada gerçekte ne yapacak? Neden içeri giremiyorum? Bir atölyenin iyi olduğunu nasıl anlarım? Benim çocuğum çok çekingen, çok hareketli, çok farklı; ona uyar mı? Ve en önemlisi: bu gerçekten bir işe yarıyor mu?

Bu yazı bu sorulara cevap vermeye çalışıyor. Yaratıcı dramanın ne olduğunu ayrı bir yazıda, hangi yaşta başlanacağını bir başka yazıda anlattık. Burada odak, velinin karar süreci.

Kısa bir tanımla başlayalım. Ömer Adıgüzel'in yaygın olarak alıntılanan tanımına göre yaratıcı drama, bir grupla, grup üyelerinin yaşantılarından yola çıkarak, bir amacın ya da düşüncenin doğaçlama, rol oynama gibi tekniklerden yararlanarak canlandırılmasıdır. Yani ezberlenmiş bir metin yok, seyirci için hazırlanan bir gösteri yok. Bir grup çocuk, bir konu ve o konuyu oyunla keşfetmek var.

Kısaca: velinin bilmesi gereken yedi şey

  1. Yaratıcı drama bir gösteri hazırlığı değildir. Süreç odaklıdır. Yılsonu gösterisi zorunlu bir parçası değildir.
  2. Çocuğunuzun "oynadık" demesi normaldir. Çocuk için drama oyundur; öğrenme oyunun içinde gerçekleşir.
  3. İlerleme hemen görünmez. Haftalar, bazen aylar içinde ve çoğu zaman beklenmedik yerlerde ortaya çıkar.
  4. Liderin yeterliliği önemlidir. Türkiye'de bu alanda tanımlı eğitim programları var; sormaktan çekinmeyin.
  5. Her çocuk aynı hızda katılmaz. İzleyerek katılmak da katılımdır.
  6. Yaratıcı drama terapi değildir. Duygulara dokunur ama tedavi iddiası taşımaz.
  7. Garanti veren atölyeden şüphelenin. Bu alanda dürüst bir kurum sonuç garantisi vermez.

Şimdi bunları tek tek açalım.

Bir drama oturumunda çocuğunuz gerçekte ne yaşar?

Kapıdan bakınca bir drama atölyesi biraz kaotik görünebilir: çocuklar yerde, çocuklar koşuyor, çocuklar donmuş heykeller gibi duruyor, biri bir sandalyenin üstünde kral oluyor. İçeriden bakınca ise bu kaosun bir iskeleti vardır.

Kapıdan çembere: bir oturumun çocuğun gözünden akışı

Bir çocuğun bir drama oturumunu nasıl yaşadığını, çocuğun gözünden anlatmayı deneyelim. Aşağıdaki bir örnek akış; yaşanmış belirli bir oturumun kaydı değil.

Çocuk içeri girer. Ayakkabılar çıkar. Oda boştur; masa, sandalye, tahta yoktur. Lider kapıda karşılar, ismini söyler.

Herkes bir çember olur. İlk oyun isimlerle ilgilidir: herkes ismini söyler ve bir hareket ekler, grup tekrar eder. Çocuk ilk kez bütün grubun önünde sesini duyurmuştur, ama tek başına değil; herkes aynı şeyi yapmıştır.

Sonra hareket başlar. Odada yürünür, lider bir işaret verince herkes donar. Bir ağaç olunur, bir kedi olunur, çok ağır bir şey taşınır. Çocuk bu bölümü "oyun" olarak hatırlayacaktır. Liderin gözünden ise grup ısınmaktadır: bedenler uyanır, dikkat odaya gelir, birbirine güven başlar.

Sonra bir hikâye gelir. Lider bir kutu getirir. "Bu kutuyu bu sabah kapımın önünde buldum. Üzerinde bir not var." Çocuklar kutunun içinde ne olabileceğini tahmin eder. Sonra küçük gruplara ayrılırlar ve kutunun kimden geldiğini, neden geldiğini canlandırırlar. Belki lider de bir karaktere bürünür: kutuyu kaybetmiş, üzgün bir postacı.

Sonunda herkes yeniden çember olur. Lider sorar: "Postacı ne hissediyordu? Siz hiç bir şey kaybettiniz mi? O zaman ne yaptınız?" Bazı çocuklar uzun uzun anlatır, bazıları tek kelime söyler, bazıları hiç konuşmaz. Hepsi olur.

Kapıdan çıkarken çocuğun aklında kalan şey büyük ihtimalle postacı olacaktır. Velinin sorusuna "postacının kutusunu bulduk" diye cevap verecektir. Bu cevabın arkasında bir ısınma, bir canlandırma ve bir değerlendirme vardır.

Oturumun teknik iskeleti, yani hangi evreden geçtiği ve hangi tekniklerin kullanıldığı, velinin bilmesi gereken bir şey değil. Ama merak ederseniz yaratıcı drama teknikleri yazımızda başlıca teknikleri bulabilirsiniz.

Liderin rolü: yönetmen değil, kolaylaştırıcı

Bir tiyatro yönetmeni oyunculara ne yapacaklarını söyler. Bir drama lideri ise çocuklara bir durum verir ve ne yapacaklarını onların bulmasını bekler.

Bu fark, velinin gözünden kaçabilir. Liderin "doğru" bir cevap aramadığını, çocuğun her fikrini oyunun içine almaya çalıştığını görmek bazen şaşırtıcıdır. Ama yöntemin özü budur: çocuk bir fikir önerdiğinde o fikrin oyunu değiştirdiğini görür. Kendi sesinin bir etkisi olduğunu deneyimler.

İyi bir lider aynı zamanda oyunun içindedir. Özellikle küçük yaş gruplarında lider dışarıdan yönerge veren biri değil, oyuna katılan biridir. Bu, çocukların "izleniyor" hissini azaltır.

Güvenli alan kuralları

İyi bir drama atölyesinin görünmez ama sağlam kuralları vardır:

  • Pas hakkı. Bir çocuk bir oyunda yer almak istemezse kenarda izleyebilir. Bu ceza değil, bir seçenektir.
  • Dokunma onayı. Fiziksel temas içeren oyunlar (güven oyunları, taşıma, el ele tutuşma) açık bir izinle yapılır. Bir çocuk dokunulmak istemezse bu saygıyla karşılanır.
  • Durma işareti. Grubun herkesin bildiği bir "dur" işareti vardır. Lider bu işareti verdiğinde her şey durur.
  • Alay yok. Bir çocuğun fikrine ya da hareketine gülmek yasaktır. Birlikte gülmek serbesttir; birine gülmek değil.

Bu kurallar çocuğun güvenle risk almasını sağlar. Ve risk almak, yeni bir şey denemenin tek yoludur.

Değerlendirme çemberi: konuşmanın da oyunun parçası olması

Oturumun sonundaki çember, birçok velinin hiç görmediği ama yöntemin en önemli parçasıdır. Çocuklar burada yaşadıklarını söze çevirir. Karakter neden öyle yaptı? Siz olsanız ne yapardınız? Bu sorular, oyunda yaşanan deneyimi düşünceye bağlar. Değerlendirmesi olmayan bir drama oturumu güzel bir oyun saati olabilir, ama yaratıcı dramanın asıl işini yapmamış olur.

Velinin göremediği şeyler: kapının arkasında neler olur?

"Bugün ne yaptınız?" sorusuna "Oynadık" cevabı neden normal?

Bu belki de velilerin en sık dile getirdiği hayal kırıklığı. Bir saat, bir buçuk saat sonra çocuk çıkıyor ve tek kelime: "Oynadık."

Bu cevap bir başarısızlık işareti değil. Çocuk için drama gerçekten oyundur. Yöntemin kendisi de bunun üzerine kuruludur. Rus psikolog Lev Vygotsky oyun hakkında sık alıntılanan bir gözlemde bulunur: oyunda çocuk, sanki kendisinden bir baş daha uzunmuş gibi davranır. Yani oyun, çocuğun gündelik halinin bir adım ötesinde davranabildiği bir alandır. Çocuk bunu "öğrendim" diye adlandırmaz; "oynadım" der.

Daha fazla şey öğrenmek istiyorsanız soruyu değiştirmeyi deneyin. "Ne yaptınız?" yerine şunları sorabilirsiniz:

  • "Bugün kim oldun?"
  • "En çok hangi oyunu sevdin?"
  • "Bugün sana şaşırtıcı gelen bir şey oldu mu?"
  • "Senin fikrin oyuna girdi mi?"
  • "Bir arkadaşın komik ya da ilginç bir şey yaptı mı?"

Bu sorular, çocuğun deneyimini anlatmasına bir kapı açar. Ama cevap gelmezse de sorun değil. Bazı çocuklar yaşadıklarını günler sonra, beklenmedik bir anda anlatır.

İlerleme nasıl görünür, nasıl görünmez?

Yaratıcı dramada ilerleme bir sınav notu gibi ölçülmez. Çoğu zaman velinin beklemediği yerlerde ortaya çıkar: çocuğun bir oyunu kendi kendine kurması, bir arkadaşının bakış açısından bir şey söylemesi, bir masalı farklı karakterlerle yeniden anlatması.

Ama dürüst olalım: ilerleme her zaman görünmez. Bazı çocuklar dönemler boyunca drama atölyesine gider ve veli belirgin bir değişiklik görmez. Bu, atölyenin işe yaramadığı anlamına gelmeyebilir; çocuk orada değerli bir şey yaşıyor olabilir. Ama bu, velinin hiçbir şey sormaması gerektiği anlamına da gelmez. İyi bir lider, veliye çocuğun sürecine dair kısa ama somut geri bildirim verebilmelidir.

Veliler neden genelde içeri alınmaz?

Çoğu drama atölyesi oturumlara velileri almaz. Bunun nedeni gizlilik değil, grup dinamiğidir. Bir velinin odada olması, özellikle kendi çocuğu için, "izleniyor" hissi yaratır. Çocuk, velisine bakarak davranır; oyunun içine tam giremez. Diğer çocuklar da yabancı bir yetişkinin varlığını hisseder.

Bu yüzden iyi atölyeler başka yollar sunar: dönem içinde velilerin katıldığı bir açık oturum, veli-çocuk birlikte bir atölye, ya da düzenli kısa geri bildirimler. Hiçbir pencere açmayan, velinin hiçbir şey göremediği ve hiçbir geri bildirim almadığı bir atölye ise düşünülmesi gereken bir işarettir.

Bir dönem boyunca neler olur?

Tek bir oturumu anlattık. Peki bir dönem, yani on-on iki haftalık bir süreç nasıl ilerler? Aşağıdaki, birçok atölyede görülen tipik bir gelişim çizgisinin tarifi. Her grup farklıdır; bu bir takvim değil, bir eğilim.

İlk haftalar: güven. Grup birbirini tanır. Oyunlar kısa ve kolaydır; çok fazla risk içermez. Lider grubun dinamiğini okur: kim hızlı katılıyor, kim izliyor, kim kiminle yan yana durmak istiyor. Bu dönemde veliler genellikle "pek bir şey yapmıyorlar" izlenimi edinir. Oysa en önemli iş burada yapılır: güvenli alanın kurulması.

Orta haftalar: derinleşme. Grup oyunların kurallarını öğrenmiştir. Artık daha uzun canlandırmalar, daha karmaşık kurgular mümkündür. Çocuklar fikir önermeye başlar. Lider bazen bir hikâyeyi birkaç haftaya yayar; bir kasabanın, bir geminin, bir ormanın hikâyesi haftadan haftaya büyür.

Son haftalar: sahiplenme. Grup kendi hikâyelerini kurmaya başlar. Lider daha az yönlendirir, daha çok eşlik eder. Dönem sonunda bir paylaşım olacaksa, bu dönemin malzemesinden doğar. Çocuklar "bizim hikâyemiz" der.

Bu çizgi, velinin neden ilk iki üç haftada karar vermemesi gerektiğini de açıklıyor. Bir drama atölyesinin ilk haftası, o atölyenin en az şey gösteren haftasıdır.

Yaratıcı drama, çocuk tiyatro atölyesi ve oyunculuk eğitimi: hangisi kime göre?

Veliler bu üçünü sık karıştırır. Kurumların bir kısmı da hepsini aynı başlık altında sunar. Oysa amaçları farklıdır.

Süreç mi, ürün mü?

Yaratıcı dramanın kökeni yirminci yüzyılın başına uzanır. Amerikalı eğitimci Winifred Ward'ın 1930'da yayımlanan Creative Dramatics kitabı ve İngiliz Peter Slade'in 1954'te yayımlanan, arşiv kayıtlarında "eğitimde dramanın İncili" diye anılan Child Drama kitabı, bu alanın erken metinleri arasında sayılır. Slade, çocuğun dramasını yetişkin tiyatrosundan ayırmanın önemini vurgulamıştı.

Bu ayrım bugün de geçerli. Kabaca:

Yaratıcı drama

  • Amaç: Deneyim ve keşif. Çocuğun kendi fikirleri, duyguları ve grup içindeki yeri.
  • Metin: Yok ya da yalnızca bir başlangıç noktası.
  • Seyirci: Yok. Gruplar zaman zaman birbirine gösterir, ama bu bir paylaşımdır.
  • Değerlendirme: Süreç üzerine konuşma.
  • Uygun olduğu çocuk: Hemen her çocuk. Özellikle oyunu, hayal kurmayı, grup içinde olmayı deneyimlemesi istenen çocuklar.

Çocuk tiyatro atölyesi

  • Amaç: Bir oyunu birlikte hazırlamak ve sahnelemek.
  • Metin: Genellikle var; bazen grupla birlikte yazılır.
  • Seyirci: Var. Dönem sonunda bir gösteri olur.
  • Değerlendirme: Prova süreci ve gösterinin kendisi.
  • Uygun olduğu çocuk: Sahnede olmayı seven, bir hedefe doğru çalışmaktan keyif alan çocuklar.

Oyunculuk eğitimi

  • Amaç: Oyunculuk becerilerini sistemli geliştirmek (ses, beden, karakter, metin).
  • Metin: Var.
  • Seyirci: Genellikle var.
  • Değerlendirme: Beceri gelişimi.
  • Uygun olduğu çocuk: Genellikle daha büyük yaşlar ve bu alana özel ilgisi olan çocuklar.

Hiçbiri diğerinden "daha iyi" değil. Sorulması gereken soru: benim çocuğumun şu anki ihtiyacı hangisi? Yaratıcı drama ile drama kursu arasındaki farkı ayrı bir yazıda daha ayrıntılı anlattık.

Yılsonu gösterisi baskısı: ne zaman katkı, ne zaman yük?

Birçok veli bir dönem sonunda çocuğunu sahnede görmek ister. Bu çok anlaşılır bir istek. Ama yaratıcı drama atölyelerinde gösteri beklentisi bazen yöntemi bozar.

Gösteri bir hedef haline geldiğinde, dönemin son haftaları ezber ve provaya döner. Çekingen çocuklar küçük rollere itilir, rahat olanlar öne çıkar. Süreç yerine ürün önem kazanır.

Bu, gösterinin her zaman kötü olduğu anlamına gelmez. Grubun kendi ürettiği kısa bir paylaşım, ailelerin çocukların dünyasını görmesi için güzel bir pencere olabilir. Önemli olan, gösterinin dönemin amacı değil, doğal bir sonucu olması. Bir atölyeye kayıt olmadan önce "Dönem sonunda gösteri var mı? Varsa nasıl hazırlanıyor?" diye sormak, bu yüzden faydalı.

Gerçekçi beklentiler: yaratıcı drama çocuğa ne kazandırabilir?

Burada dikkatli olmak istiyoruz. İnternetteki fayda listelerinin çoğu kaynaksız ve birbirinin kopyası. Kimileri "matematik işlemlerini öğrenmeyi" bile yaratıcı dramanın faydaları arasında sayıyor. Biz bunun yerine iki şey yapacağız: yöntemin kuramsal zeminini anlatacağız ve Türkiye'deki birkaç araştırmanın gerçekte ne bulduğunu aktaracağız.

Kuramsal zemin: oyun ve yakınsal gelişim alanı

Vygotsky'nin "yakınsal gelişim alanı" kavramı, çocuğun tek başına yapabildiği ile yardımla yapabildiği arasındaki mesafeyi tarif eder. Vygotsky'den sık aktarılan bir cümleye göre oyun, çocuğun yakınsal gelişim alanını yaratır. Bir başka cümleye göre oyunda çocuk her zaman ortalama yaşının ötesinde, gündelik davranışının üstünde davranır.

Yaratıcı drama bu mekanizmanın üzerine kuruludur. Bir oyunda kral olan çocuk, gündelik hayatta hiç kullanmadığı bir dilde konuşur, hiç vermediği kararları verir. Bir karakterin yerine geçen çocuk, başka birinin bakış açısını deneyimler. Bu deneyimin değerli olduğunu söylemek için istatistiğe gerek yok; mekanizma kendini anlatıyor.

Dört alan, dört mekanizma

Fayda listeleri yerine, yaratıcı dramanın çocuğun gelişiminin hangi alanlarına nasıl dokunduğunu mekanizmasıyla anlatalım. Burada bir sonuç vaadi yok; yalnızca neyin, neden olabileceğinin tarifi var.

Dil. Bir canlandırmada çocuk, gündelik hayatta kullanmadığı kelimelere ve kalıplara ihtiyaç duyar. Bir kral gibi konuşmak, bir doktor gibi açıklamak, bir dedektif gibi soru sormak. Bu ihtiyaç, kelimeyi ezber yoluyla değil, kullanma isteği yoluyla getirir. Değerlendirme çemberi ise çocuğun yaşadığını anlatmak için cümle kurmasını ister. İki farklı dil kullanımı: oyunun içinde karakterin dili, çemberde kendi dili.

Beden. Drama bedenle düşünmeyi gerektirir. Bir ağacın rüzgârda nasıl sallandığını göstermek, ağır bir yükü taşıyormuş gibi yürümek, donmuş bir heykelde bir duyguyu ifade etmek. Çocuk bedeninin bir ifade aracı olduğunu deneyimler. Özellikle sözle ifade etmekte zorlanan çocuklar için beden, ilk dil olabilir.

Sosyal ilişki. Bir grup canlandırmasında hiçbir çocuk tek başına bir hikâye kuramaz. Fikirler önerilir, kabul edilir ya da değiştirilir. Biri lider olur, biri takip eder, sonra roller değişir. Bu, çocuğun bir grup içinde fikir sunmayı, başkasının fikrini taşımayı ve uzlaşmayı denediği bir alan. Ama dikkat: Değirmenci'nin yukarıda andığımız çalışmasında sosyal beceri puanlarında anlamlı bir etki bulunamadığını hatırlayalım. Sosyal gelişim karmaşık ve uzun bir süreç; bir dönemlik atölyenin onu ölçülebilir biçimde değiştirmesini beklemek gerçekçi olmayabilir.

Duygu. Bir karakterin yerine geçmek, o karakterin duygusunu güvenli bir mesafeden yaşamayı sağlar. Kaybolmuş bir çocuğu oynayan çocuk, kaybolmanın korkusunu bir oyunun içinde, gerçekten kaybolmadan deneyimler. Değerlendirme çemberinde bu duygu konuşulur. MEB'in okul öncesi programı da duyguların drama yoluyla ifade edilmesine yer verir. Ama yine hatırlatalım: bu bir terapi değil. Drama duygulara bir oyun alanı açar; duygusal zorlukları tedavi etmez.

Bu dört mekanizmanın ortak noktası, hiçbirinin "öğretilmemesi". Hiçbir drama lideri çocuğa "şimdi empati kuracağız" demez. Çocuk bir oyunun içinde, başka bir yerden bakmak zorunda kalır. Öğrenme, oyunun bir yan ürünü olarak gelir.

MEB okul öncesi programında drama

Drama, Türkiye'de okul öncesi eğitiminin resmi programında da yer alır. MEB'in 2013 Okul Öncesi Eğitim Programı'nda dil gelişimiyle ilgili bir kazanımın göstergeleri arasında çocuğun dinlediklerini ya da izlediklerini "resim, müzik, drama, şiir, öykü gibi çeşitli yollarla" sergilemesi yer alır. Sosyal-duygusal gelişim kazanımlarının açıklamalarında da çocukların duygularını "drama, oyun, dans, resim, müzik, şiir, öykü gibi yollarla gösterebilecekleri etkinlikler" planlanması gerektiği yazılıdır.

Yani yaratıcı drama, okul dışı bir lüks değil; resmi programın da tanıdığı bir öğrenme yolu.

Türkiye'deki araştırmalar ne buldu, ne bulamadı?

Türkiye'de okul öncesi çocuklarla yaratıcı drama üzerine çok sayıda lisansüstü tez yapılmıştır. Üç örnek:

  • Gamze Yılmaz (2019), Kırklareli Üniversitesi'nde yaptığı yüksek lisans tezinde 4-5 yaş çocuklarla deney ve kontrol grubu kurarak yaratıcı drama eğitiminin duygu düzenleme ve sosyal problem çözme becerilerine etkisini inceledi. Tezin özetine göre bu becerilerde deney grubu lehine anlamlı farklar bulundu.
  • Bahar Değirmenci (2020), Çağ Üniversitesi'nde yaptığı yüksek lisans tezinde Tarsus'ta 4-6 yaş arası 36 çocukla (18 deney, 18 kontrol) çalıştı. Yaratıcı drama temelli etkinliklerin problem çözme becerileri üzerinde "anlamlı düzeyde etkiye sahip olduğu" görüldü. Ama aynı çalışmada etkinliklerin çocukların sosyal beceri puanları üzerinde "anlamlı bir etkiye sahip olmadığı" da görüldü.
  • Cumhuriyet Üniversitesi'nde 2023'te tamamlanan bir tez, 17'si deney, 18'i kontrol grubunda olmak üzere 35 çocukla yaratıcı drama etkinliklerinin erken okuryazarlık ve sosyal becerilere etkisini inceledi.

Değirmenci'nin karışık bulgusunu özellikle aktarıyoruz. Çünkü fayda listeleri hiçbir zaman "bu çalışmada şu beceride etki bulunamadı" demez. Oysa gerçek araştırma böyle görünür: bazı alanlarda etki, bazılarında yok. Örneklemler küçük, süreler kısa, sonuçlar her çocuğa genellenemez.

Bu tablo bize şunu söylüyor: yaratıcı drama, çocuğun bazı becerilerini destekleyebilecek, kuramsal temeli sağlam bir yöntem. Ama sihirli bir değnek değil.

Bir atölyenin vaat edemeyecekleri

Dürüst bir drama atölyesi şunları vaat etmez:

  • Garanti. "Çocuğunuz üç ayda özgüven kazanacak" gibi bir cümle bir vaat değil, bir reklamdır.
  • Tıbbi sonuç. Yaratıcı drama bir terapi değildir. Konuşma bozukluklarını "gidermek", dikkat sorunlarını "tedavi etmek" gibi iddialar bu alanın dışındadır.
  • Not artışı. Drama bazı becerileri destekleyebilir, ama okul notlarına doğrudan bir etki vaadi kaynaksızdır. Bu konuyu gençlerde yaratıcı drama ve okul başarısı yazımızda daha ayrıntılı ele aldık.
  • Herkes için aynı sonuç. Her çocuk drama atölyesinden farklı bir şey alır. Bazısı için bir arkadaşlık, bazısı için ilk kez sesini duyurmak, bazısı için sadece haftada bir saat özgürce oynamak.

Atölye seçerken sorulacak on beş soru

"Yaratıcı drama atölyesi nasıl seçilir" diye aradığınızda karşınıza bir rehber değil, atölye tanıtımları çıkar. Bu yüzden soruları biz listeleyelim. Bir kuruma kayıt olmadan önce, yüz yüze ya da telefonla sorabileceğiniz on beş soru.

Lider hakkında

1. Atölyeyi kim yürütüyor ve bu alanda hangi eğitimi aldı? Türkiye'de yaratıcı drama liderliği için tanımlı programlar var. Örneğin Çağdaş Drama Derneği'nin yaratıcı drama liderliği/eğitmenliği programı toplam 320 saatten oluşur ve derneğin İstanbul şubesinin duyurusuna göre MEB Talim ve Terbiye Kurulu'nun 18.11.2005 tarihli ve 346 sayılı kararıyla onaylıdır. Bunun yanında üniversitelerin yaratıcı drama alanında lisansüstü programları ve sertifika programları var. Liderin "drama eğitimi aldım" demesi yeterli değil; hangi programı, hangi aşamaya kadar tamamladığını sorabilirsiniz.

2. Lider çocuklarla ne kadar süredir çalışıyor? Yaratıcı drama liderliği bir şey, çocuklarla çalışmak bir şey daha. İkisi bir arada olmalı.

3. Her oturumu aynı lider mi yürütüyor? Lider sık değişiyorsa, grubun güven ilişkisi her seferinde baştan kurulur.

Grup ve program hakkında

4. Grupta kaç çocuk var ve yaş aralığı ne? Bu konuda herkesin kabul ettiği bir "doğru sayı" yok, biz de uydurmayacağız. Ama sormanız gereken asıl soru şu: lider her çocuğa söz verebiliyor mu? Değerlendirme çemberinde her çocuğun konuşma fırsatı oluyor mu? Yaş aralığı çok genişse (örneğin 4 ve 9 yaş aynı grupta), oyunlar ya küçükler için çok zor ya büyükler için çok kolay olur.

5. Bir oturum ne kadar sürüyor ve bir dönem kaç haftadan oluşuyor? Tek seferlik atölyeler güzel bir tanışma olabilir, ama grup dinamiği zaman ister.

6. Deneme oturumu var mı? Çocuğunuzun ortamı, lideri ve grubu görmesi için bir deneme oturumu, kayıttan önce çok değerlidir.

7. Bir oturumun tipik akışı nasıl? Lider bunu net anlatabilmeli. Isınma, canlandırma ve değerlendirme gibi evreleri sayabiliyorsa, bir yöntemle çalışıyor demektir.

8. Dönem sonunda gösteri var mı? Varsa nasıl hazırlanıyor? Bütün dönem gösteriye mi ayrılıyor, yoksa grubun sürecinden mi doğuyor?

Mekân hakkında

9. Çalışma alanı nasıl? Yaratıcı drama boş bir alan ister. Masaları kenara itilmiş bir sınıf, temiz bir zemin, çocukların rahatça hareket edebileceği bir oda. Dar bir odada drama yapılabilir, ama sınırlıdır.

10. Güvenlik nasıl sağlanıyor? Zemin kayıyor mu, köşeler korunuyor mu, çocuklar oturum sırasında kimin gözetiminde?

İletişim ve haklar hakkında

11. Veliyle nasıl iletişim kuruluyor? Düzenli bir geri bildirim var mı? Dönem içinde velilerin katılabileceği bir oturum var mı?

12. Çocuğum katılmak istemezse ne oluyor? İyi bir cevap: "Kenarda izleyebilir, hazır olduğunda katılır." Kötü bir cevap: "Herkes katılmak zorunda."

13. Fotoğraf ve video çekiliyor mu, nerede paylaşılıyor? Çocuğunuzun görüntülerinin sosyal medyada paylaşılması için açık izniniz istenmeli. Kişisel verilerin korunmasına dair bir bilgilendirme olmalı.

14. Çocuk koruma konusunda bir ilkeniz var mı? Çocuklarla çalışan her kurumun, çocukların güvenliğine dair yazılı ya da en azından açıkça ifade edilebilen bir yaklaşımı olmalı.

15. Özel bir ihtiyacı olan çocuklar için nasıl uyarlama yapıyorsunuz? Bu soruyu çocuğunuzun özel bir ihtiyacı olmasa da sorun. Cevap, kurumun çocuklara bakışını gösterir.

Uyarı işaretleri: bu atölyeden uzak durun

Bazı işaretler, bir atölyenin yaratıcı drama adı altında başka bir şey yaptığını gösterir:

  • "%100 garanti", "kesin sonuç" gibi vaatler. Bu alanda dürüst kimse garanti vermez.
  • İlk günden gösteri provası. Dönemin ilk haftasından itibaren rol dağıtılıp metin ezberletiliyorsa, bu bir yaratıcı drama atölyesi değil, bir gösteri hazırlığıdır.
  • Belgesini göstermeyen ya da eğitimini anlatamayan lider.
  • Çocukları karşılaştırma. "Senin kızın çok yetenekli, ama oğlun biraz çekingen" gibi cümleler yöntemin ruhuna aykırıdır.
  • Kapalı kapı ve sıfır geri bildirim. Velinin hiçbir şey göremediği ve hiçbir şey duymadığı bir süreç.
  • Tıbbi iddialar. "Kekemeliği giderir", "hiperaktiviteyi tedavi eder" gibi cümleler.
  • Çocuğu zorlamak. Ağlayan ya da istemeyen bir çocuğun sahneye itilmesi.

Her çocuk farklı: mizaca göre drama

Çekingen çocuk

Birçok veli çekingen çocuğunu tam da bu yüzden drama atölyesine getirir. Ama ilk oturumlarda çocuk köşede durur, hiçbir şeye katılmaz ve veli hayal kırıklığına uğrar.

Bu çok normal. Çekingen çocuklar genellikle önce izler. İzlemek de bir katılım biçimidir: çocuk oyunun kurallarını, grubun dilini, liderin tepkilerini öğrenir. Hazır olduğunda katılır. Bu bazen ilk oturumda, bazen birkaç hafta sonra olur.

İyi bir lider çekingen çocuğa sessiz roller önerebilir: bir zaman tutucu, bir gözlemci, bir haberci. Çocuk grubun içinde ama sahnenin ortasında değil. Zamanla sorumluluk artar.

Veli olarak yapabileceğiniz en iyi şey, sabırlı olmak ve çocuğa "neden katılmadın?" diye sormamak.

Hareketli ve enerjik çocuk

Hareketli çocuklar için drama bir nimet olabilir: bütün enerjilerini oyuna dökebilecekleri, hareketin cezalandırılmadığı, tersine istendiği bir alan.

Ama bu çocuklar için de bir zorluk var: değerlendirme çemberi. Oturup konuşmak, dinlemek, sıra beklemek. İyi bir lider bunu bilir ve çemberi hareketle birleştirmenin yollarını bulur. Örneğin konuşma sırası, elden ele geçen bir nesneyle belirlenir.

Kardeşler ve yakın arkadaşlar aynı grupta mı olmalı?

Tek bir doğru cevap yok. Bazı çocuklar bir kardeşin ya da yakın arkadaşın yanında daha rahat eder. Bazıları ise o kişinin varlığında kalıplaşmış rollerine sıkışır: "abla" her zaman yönetir, "küçük" her zaman takip eder. Lider bunu gözlemleyip gerekirse önerilerde bulunabilir.

Çocuğum gitmek istemiyorsa

Önce nedenini anlamaya çalışın. Grupta bir çocukla mı sorun var? Bir oyun mu onu rahatsız etti? Yoksa sadece yorgun mu? Lider ile konuşun. Bazen küçük bir değişiklik yeterlidir. Ama bir çocuk haftalar boyunca açıkça gitmek istemiyorsa, onu zorlamak yöntemin amacına aykırıdır. Drama keyifle yapılır.

Kapsayıcılık: özel gereksinimli çocuklar ve yaratıcı drama

Yaratıcı drama, farklı ihtiyaçları olan çocuklar için de anlamlı bir alan olabilir. Ama burada dikkatli olmak gerekiyor.

Kayıttan önce liderle konuşulacaklar

Çocuğunuzun özel bir gereksinimi varsa, kayıttan önce bunu liderle açıkça konuşun. Liderin bu alanda deneyimi var mı? Grubun büyüklüğü ve yapısı çocuğunuz için uygun mu? Gerekirse bir yardımcı lider ya da çocuğun destek öğretmeni oturuma katılabilir mi?

Drama ile drama terapisi aynı şey değil

Yaratıcı drama bir eğitim ve sanat yöntemidir. Drama terapisi ise kendine özgü eğitimi olan terapistlerin yürüttüğü ayrı bir alandır. Bir yaratıcı drama atölyesi çocuğunuzun özel bir ihtiyacına yönelik terapötik sonuç vaat ediyorsa, bu vaadi dikkatle değerlendirin. Çocuğunuzun ihtiyacı terapötik bir destekse, ilgili uzmanlara başvurmanız gerekir.

Kapsayıcı bir atölyede görülebilecek uyarlamalar

Kapsayıcı bir atölyede şunları görebilirsiniz: yönergelerin hem sözlü hem görsel verilmesi, gürültü ve ışığın kontrol edilmesi, bir çocuğun ihtiyaç duyduğunda çekilebileceği sakin bir köşe, oyunların farklı katılım biçimlerine açık olması (konuşarak, hareketle, çizerek). Bunlar yalnızca özel gereksinimli çocuklara değil, bütün gruba iyi gelir.

Ekran çağında oyun hakkı

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 31. maddesi, çocuğun dinlenme ve boş zaman hakkını, oyun ve eğlence etkinliklerine katılma hakkını tanır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, devletlerin çocuğun kültürel ve sanatsal yaşama tam olarak katılma hakkına saygı göstermesini ve bunu teşvik etmesini ister.

Bu madde bir drama atölyesine yazılmış gibi okunabilir: oyun, kültür ve sanat bir arada.

Ekran çağında bu hakkın anlamı değişti. Çocukların boş zamanının önemli bir kısmı artık ekran başında geçiyor. Ekran kendi başına bir düşman değil; ama ekranda oynanan oyun ile bir odada başka çocuklarla, bedenle, hayal gücüyle oynanan oyun aynı şey değil. Ekran oyununda kurallar baştan yazılmıştır; drama oyununda kuralları çocuklar birlikte yazar.

Yaratıcı drama bu yüzden yalnızca bir beceri atölyesi değil, aynı zamanda çocuğun yapılandırılmış ama özgür bir oyun alanı. Evde de benzer bir alan kurmak mümkün; evde yaratıcı drama yazımızda beş basit çalışma önerdik.

Veli olarak ne yapmalı, ne yapmamalı?

Yapın

  • Süreçle ilgilenin, sonuçla değil. "Ne öğrendin?" yerine "Bugün kim oldun?"
  • Düzenli katılımı destekleyin. Grup dinamiği süreklilik ister.
  • Liderle iletişimde kalın. Çocuğunuzun evde anlattıklarını, varsa endişelerinizi paylaşın.
  • Evde oyuna alan açın. Çocuğunuz evde bir karaktere bürünüyorsa, oyuna katılın.

Yapmayın

  • "Rolünü ezberle" baskısı. Yaratıcı dramada ezberlenecek bir rol yoktur.
  • "Neden sahneye çıkmadın?" sorusu. Çocuk katılmadıysa bunun bir nedeni vardır; sorgulamak kaygıyı artırır.
  • Kıyaslama. Çocuğunuzu gruptaki diğer çocuklarla karşılaştırmayın.
  • Hızlı sonuç beklemek. Drama bir sprint değil.

Eve dönüş yolunda sorulacak beş açık uçlu soru

  1. Bugün kim oldun?
  2. En sevdiğin an hangisiydi?
  3. Senin fikrin oyuna girdi mi?
  4. Bir arkadaşın neyi farklı yaptı?
  5. Bir dahaki sefere ne oynamak isterdin?

Rol, kalıp ve özgürlük

Drama atölyelerinde sık görülen bir an var: bir oyunda roller seçilirken çocuklar kendiliğinden kalıplara yönelir. Kral hep aynı çocuk olur, prenses hep aynı çocuk, kötü karakter hep en hareketli çocuk.

İyi bir lider bu kalıpları zorla kırmaz, ama kırılmalarına alan açar. Rolleri bazen çekilişle dağıtır, bazen bir sahneyi roller değiştirilerek yeniden oynatır. Hep kral olan çocuk bir gün kralın hizmetkârı olur ve dünyaya başka bir yerden bakar. Hep sessiz kalan çocuk bir gün kasabanın sözcüsü olur.

Bu küçük bir şey gibi görünebilir. Ama yaratıcı dramanın çocuğa sunduğu en değerli deneyimlerden biri tam olarak bu: kendini hiç denemediği bir yerde denemek. Gündelik hayatta çocuğa biçilen roller (ailedeki yeri, sınıftaki yeri, arkadaş grubundaki yeri) oyunun içinde bir süreliğine askıya alınır.

Türkiye'de yaratıcı dramanın kısa hikâyesi

Velilerin çoğu yaratıcı dramayı son yıllarda yaygınlaşmış bir etkinlik sanır. Oysa Türkiye'de bu alanın kırk yılı aşan bir geçmişi var.

Ömer Adıgüzel'in Türkiye'de eğitimde yaratıcı dramanın yakın tarihini anlattığı 2008 tarihli makalesine göre bazı kilometre taşları şunlar: 1985 baharında Ankara'da ilk Uluslararası Eğitimde Dramatizasyon Semineri düzenlendi. Çağdaş Drama Derneği 5 Nisan 1990'da kuruldu. Milli Eğitim Bakanlığı Eylül 1998'de ilköğretim okulları için seçmeli bir drama programı yayımladı. Bu arada üniversitelerde yaratıcı drama yüksek lisans düzeyinde okutulmaya başlandı; sınıf ve okul öncesi öğretmenliği bölümleri drama alanını zorunlu olarak programlarına aldı.

Bu tarihin veli için anlamı şu: yaratıcı drama bir moda değil. Arkasında bir eğitim geleneği, yetişmiş liderler, akademik çalışmalar ve resmi programlarda yer alan bir yöntem var. Bir atölyeyi değerlendirirken bu geleneğe ne kadar bağlı olduğuna bakabilirsiniz.

İlk görüşmede ne konuşulur?

Bir atölyeye kayıt olmadan önce lider ile yapacağınız kısa bir görüşme, bu yazıdaki soruların çoğunu tek seferde cevaplayabilir. Görüşmenin nasıl geçebileceğine dair bir taslak:

Önce siz çocuğunuzu anlatın. Yaşını değil, kim olduğunu: neyi sever, neyden çekinir, yeni bir ortama nasıl girer, bir grupta nasıl durur. İyi bir lider bu anlatıyı dikkatle dinler ve sorular sorar.

Sonra lider atölyeyi anlatsın. Bir oturum nasıl geçer, dönem nasıl ilerler, grup kimlerden oluşur. Burada liderin dilini dinleyin: "yetenek", "başarı", "en iyi" gibi kelimeler mi kullanıyor, yoksa "süreç", "grup", "keşif" gibi kelimeler mi?

Sonra sizin sorularınız. Yukarıdaki on beş sorudan sizin için en önemli olanları seçin.

Son olarak, çocuğunuzu bir deneme oturumuna getirmeyi önerin. Oturumdan sonra çocuğunuza "nasıldı?" diye değil, "bir daha gitmek ister misin?" diye sorun. Bu soru çoğu zaman en dürüst cevabı verir.

Şehirde atölye seçerken pratik notlar

İstanbul gibi bir şehirde iyi bir atölye seçmenin bir kısmı, atölyenin kalitesiyle değil, hayatın lojistiğiyle ilgilidir.

Ulaşım. Haftada bir, bir saatlik oturum için bir saatlik trafik, hem çocuğu hem veliyi yorar. Yorgun bir çocuk oyuna da yorgun girer. Yakınlık, sanıldığından daha önemli bir kriterdir.

Saat. Okul çıkışı hemen başlayan bir oturum, bir günlük yorgunluğun üzerine gelir. Hafta sonu sabah saatleri bazı çocuklar için daha verimlidir; bazıları içinse hafta sonu dinlenme zamanıdır. Çocuğunuzun enerjisinin hangi saatte yüksek olduğunu bilirsiniz.

Dönem takvimi. Okul tatilleri, sınav haftaları ve bayramlarla nasıl bir uyum var? Sık kesintiye uğrayan bir dönem, grup dinamiğini zayıflatır.

Süreklilik. Bir atölyenin birkaç dönem boyunca aynı lider ve benzer bir grupla devam edip etmediği önemlidir. Çocuğun bir grupla birlikte büyümesi, tek dönemlik atölyelerin veremeyeceği bir derinlik sağlar.

Kayıt öncesi kontrol listesi

  • Liderin eğitimini ve deneyimini öğrendim.
  • Grubun büyüklüğünü ve yaş aralığını sordum.
  • Deneme oturumu olup olmadığını öğrendim.
  • Mekânı gördüm ya da tarifini aldım.
  • Bir oturumun akışını dinledim.
  • Gösteri olup olmadığını ve nasıl hazırlandığını sordum.
  • Veliyle iletişimin nasıl kurulduğunu öğrendim.
  • Fotoğraf ve video politikasını sordum.
  • Çocuğum katılmak istemezse ne olacağını öğrendim.
  • Garanti ya da tıbbi iddia içeren bir cümleyle karşılaşmadım.

Sık sorulan sorular

Kaç yaşında başlanır? Kesin bir eşik yok; her yaşın kendine göre bir çalışma biçimi var. Ayrıntısını çocuklar için yaratıcı drama hangi yaşta başlanır yazımızda bulabilirsiniz.

Haftada ne kadar? Atölyeler genellikle haftada bir oturum olarak düzenlenir. Önemli olan sürenin uzunluğu değil, düzenliliği.

Online drama olur mu? Bazı çalışmalar ekrana uyarlanabilir, ama yaratıcı dramanın bedene ve alana dayalı doğası yüz yüze ortamda çok daha güçlü işler.

"Drama sertifikası" ne demek? Kurumdan kuruma değişir. Sorun: Hangi kurumun programı? Kaç saat? Hangi onayla? Çocuklar için verilen "katılım belgesi" ise bir yeterlilik değil, bir hatıradır.

Okuldaki drama çalışmalarından farkı ne? Okulda drama çoğu zaman bir konuyu öğretmek için yöntem olarak kullanılır. Atölyede ise drama çoğu zaman kendi başına bir deneyim alanıdır. İkisi birbirini tamamlar.

Gösteri olacak mı? Atölyeye göre değişir. Yaratıcı dramada gösteri zorunlu değildir; varsa, grubun sürecinden doğmalıdır.

Deneme oturumu şart mı? Şart değil, ama çok faydalı. Çocuğunuz ortamı görür, siz de lideri tanırsınız.

Çocuğum utangaç, zorlanır mı? İlk oturumlarda zorlanabilir. İyi bir atölyede çocuk izleyerek başlar ve kendi hızında katılır.

Özel gereksinimli çocuğum katılabilir mi? Birçok durumda evet; ama kayıttan önce liderle açıkça konuşmanız ve atölyenin uyarlama yapıp yapamayacağını öğrenmeniz gerekir.

Kardeşler birlikte katılabilir mi? Katılabilir. Ama aynı grupta olmalarının her ikisi için de iyi olup olmadığını lider ile birlikte değerlendirmek gerekir.

Son söz

Yaratıcı drama, çocuğa bir şey öğretmekten çok, çocuğun bir şeyi kendi bulmasına alan açar. Bu alanın değerli olması için büyük vaatlere ihtiyaç yok. Haftada bir saat, güvenli bir odada, başka çocuklarla birlikte, bir kral, bir postacı, bir ağaç ya da bir kaşif olmak. Ve sonra, çemberde, bunun ne anlama geldiğini konuşmak.

İyi bir atölye bunu sessizce yapar. Veliye düşen, o sessizliğe güvenmek ve doğru soruları sormak.

Kaynakça

  • Adıgüzel, H. Ö. (2006). "Yaratıcı Drama Kavramı, Bileşenleri ve Aşamaları". Yaratıcı Drama Dergisi, 1(1). DergiPark
  • MEB (2013). Okul Öncesi Eğitim Programı. tegm.meb.gov.tr
  • Çağdaş Drama Derneği İstanbul Şubesi, Yaratıcı Drama Liderliği/Eğitmenliği Sertifika Programı. istanbulcagdasdrama.org
  • Bodrova, E. & Leong, D. J. (2015). "Vygotskian and Post-Vygotskian Views on Children's Play". American Journal of Play, 7(3). PDF
  • Hakkarainen, P. & Bredikyte, M. (2008). "The zone of proximal development in play and learning". Cultural-Historical Psychology, 4(4). Dergi
  • Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, Madde 31. OHCHR
  • Peter Slade arşivi. Archives Hub
  • Yılmaz, G. (2019). Yüksek lisans tezi, Kırklareli Üniversitesi. YÖK Açık Bilim
  • Adıgüzel, H. Ö. (2008). "Türkiye'de Eğitimde Yaratıcı Dramanın Yakın Tarihi". Yaratıcı Drama Dergisi, 1(5). DergiPark
  • Değirmenci, B. (2020). Yüksek lisans tezi, Çağ Üniversitesi. YÖK Açık Bilim
  • Cumhuriyet Üniversitesi (2023). Yüksek lisans tezi. Açık Erişim
çocuklarda yaratıcı dramaçocuklar için yaratıcı dramayaratıcı drama atölyesi nasıl seçiliryaratıcı drama çocuğa ne kazandırırçocuk drama kursu istanbulçekingen çocuk drama

okumaktan yapmaya

ENGLISH DRAMA YOUTH (10–17)

Dil Öğretmiyoruz. Dili Deneyimliyoruz.

4 Ekim’de başladı · katılım açık · 13:008 ay · Haftada 1 gün (Ekim–Mayıs)Pera & Kadıköy
programı incele →
Yaratıcı Drama · devamı

İlgili yazılar